(1163 S. K. m. 16/3)
Taraflar arasında görülen davada Denizli Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 18.09.2001 tarih ve 2000/283-2001/669 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı kooperatif üyesi olan müvekkilinin, 20.11.1999 tarihli genel kurul toplantısında alınan karar ile ihraç edildiğini, 31.03.2000 tarihinde bir yakını tarafından müvekkiline iletilen 25.02.2000 tarihli noter tebligatı ile öğrendiğini, ancak ihraç prosedürüne esas ihtarnamelerin ve genel kurul kararının daha önce müvekkiline tebliğ edilmediğini ileri sürerek, genel kurul kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yönetim kurulunun ihraç kararının 12.08.1999 tarihinde davacıya tebliğ edildiğini, buna göre davanın süresinde açılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, ihtarnamelerin ve ihraç kararının usule uygun tebliğ edilmediği, tebligatı alan komşuların o civarda oturmadığı, davacı adreslerinde başka bir kişinin oturduğu, kaldı ki ihtarnamelerde süre tanınmadığı gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı kooperatif genel kurulunca alınan ihraç kararının iptali istemine ilişkindir.
Davalı kooperatif anasözleşmesinin 23/4. maddesinde, yönetim kurulu tarafından verilen ortaklıktan çıkarma kararlarına itirazların incelenip, karara bağlanması genel kurulun görevleri arasında sayılmıştır. Davalı kooperatifin 20.11.1999 tarihli genel kurul toplantısında, daha önce yönetim kurulunun davacı hakkında aldığı ihraç kararı kabul edilmiştir.
1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16/3 ncü maddesine göre, yönetim kurulunun ihraç kararına karşı genel kurula itiraz edilmiş ise, artık yönetim kurulunun ihraç kararına karşı iptal davası açılamaz. Dava, genel kurul kararına karşı ve tebliğinden itibaren üç ay içinde açılmalıdır. Zira, aynı hükümde, itiraz üzerine genel kurulca verilecek karara karşı itiraz davası hakkının saklı olduğu hüküm altına alınmıştır.
Dava, genel kurul kararına karşı 30.04.2000 tarihinde açılmış mahkemece de bu kararın iptaline karar verilmiş ise de, genel kurul kararının davacıya tebliğ edilip edilmediği, dolayısıyla davanın süresinde açılıp açılmadığı üzerinde mahkemece durulmamış, davanın süresinde açılmadığı savunması gözardı edilmiştir. Bu süre hak düşürücü süre olup, mahkemece re'sen gözönünde bulundurulması gerekmektedir.
Bu durumda mahkemece davanın süresi içinde açılıp açılmadığı araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, bu yön üzerinde durulmadan, doğrudan esasa girilip hüküm tesisi, doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.03.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy