(1086 S. K. m. 409) (2709 S. K. m. 36)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Yalova Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 20.10.2000 tarih ve 2000/205-2000/1032 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketçe Konut Paket Sigorta Poliçesi ile deprem teminatını da kapsar şekilde sigortalı konutun 17.8.1999 tarihinde meydana gelen depremde tamamen yıkılması nedeniyle, sigortalısına 13.279.882.000-lira ödenmek zorunda kalındığını belirterek, bu miktar tazminatın faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket ve V. Göçer vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 5.7.2000 tarihinde işlemden kaldırılan dava dosyasının üç aylık süresi içerisinde yenilenmediği gerekçesiyle, HUMK'nun 409/5. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yargılamanın 5.12.2000 tarihli oturumuna sadece davalı vekili gelmiş, davacı vekili mazeretini telgrafla bildirmiş, mahkemece mazeret kabul edilmiş, telgraf ekinde cevap için gerekli pul çıkmadığından bahisle tutanak düzenlenmiş, davacı vekilinin yeni duruşma gününü kalemden öğrenmesine karar verilmiş, duruşmanın bırakıldığı 13.2.2001 tarihli oturuma davacı vekili gelmemiş, mazeret göstermemiş, gelen davalı vekili duruşmayı takip etmeyeceğini bildirmiş, mahkemece de dosya işlemden kaldırılmış, üzerinden üç ay geçtiği ve yenilenmediği için davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Taraf mazereti kabul edildiği takdirde, masraf verilmiş ise onunla, verilmemiş ise duruşmaya gelen ve davayı takip etmek isteyen diğer taraftan alınarak, bu taraf da vermezse HUMK. nun 415 nci madde hükmüne göre suçüstü ödeneğinden karşılanarak, mazeretli sayılan tarafa yeni duruşma günü bildirilmelidir. Çünkü işin mahiyetine ve mahkemenin türüne göre bir yargısal işlem ancak ve tefhim veya tebliğ ile geçerlik kazanır. HUMK. nda mazeret üzerine gelmeyen tarafın duruşma gününü mahkeme kaleminden öğrenmesi konusunda bir hüküm yoktur. O halde, mazeretli olduğu kabul edildikten sonra, duruşma günü kendisine bildirilmeyen tarafın yokluğunda karar verilemez.
1982 Anayasası'nın 36 ncı ve HUMK. nun 73 ncü maddeleri uyarınca taraflar dinlenmeden, iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden hüküm verilemez.
O halde, davacı vekilinin bu yönlere ilişen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.03.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy