(556 S. KHK. m. 5)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 9. Ticaret Mahkemesince verilen 13.09.2001 tarih ve 2000/92-679 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 05.03.2002 günde davacı avukatı Özgür Altıntaş geldi, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, Belçika uyruklu olan müvekkili şirketin münhasıran Raffaello ürününde kullanılmak üzere dizayn ettiği şekil markasının Madrid Anlaşması uyarınca tescili için yapılan başvurusunun davalı kurumca 556 sayılı KHK. nun 5/1 maddesindeki ayırt edicilik unsuru bulunmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, yeniden inceleme başvurusunun da redle sonuçlandığını, oysa şekilde ayırt ediciliğin bulunduğunu ileri sürerek, tescil başvurusunun reddine ilişkin 24.4.2000 tarih-40456 sayılı davalı Enstitünün Yeniden İnceleme Ve Değerlendirme Kurulunun isteminin reddine ilişkin 10.11.2000 tarih ve M.1524 sayılı kararların iptalini ve marka tescil başvurusunun tescile bağlanmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı Enstitü vekili, tescil istemine konu şeklin ayırt edicilik özelliğinin bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece, sunulan kanıtlara ve bilirkişi raporuna dayanılarak, başvuruya konu özel dizayn edilmiş, kenarlarında dantel şeritler ve dantel şeritlerle Raffaello ibaresi yazılı oval şekil, dantel şeritlerle aynı rengi taşıyan kırmızı bant üzerinde iki adet simli sarı renk çizgiden ibaret üç boyutlu şekil markasının 556 sayılı KHK.nin 5/1 nci maddesi anlamında renkler ve işaret kombinasyonu bakımından ayırt edicilik niteliği taşıdığı, üç boyutlu şeklin mutlaka malın ambalajı olarak kullanılmasının gerekmediği, asıl unsuru ayırt etmeyi sağlamak koşulu ile her türlü işaretin marka olarak tescil edilebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalı Enstitü kararının iptaline, tescil isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 250.000.000 duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 1.720.000 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 07.03.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy