(818 S. K. m. 162, 163)
Dava: M. B. ile O
Ortadoğu İnş. San. Tic. A.Ş arasındaki davadan dolayı Ankara Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 14.03.2001 gün ve 1998/887 - 2001/335 sayılı kararı bozan Daire'nin 17.09.2001 gün ve 2001/4028 - 6782 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı A. B. H.'dan alacağına karşılık, adı geçenin davalı şirketten alacağını temlik aldığını, ancak, davalının borcunu ödemediğini ileri sürerek, (7.200.000.000) liranın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, temlik edenin alacaklı değil borçlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizin 17.09.2001 tarihli kararında açıklanan nedenlerle bozulmuştur.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve dava, temliknameye dayalı alacak isteminden kaynaklanmakta olup, davacı taraf, 17.06.1996 tarihli Temlikname'ye ve dava konusu alacağı temlik eden A. B. H. ile davalı arasında düzenlenmiş 09.09.1995 tarihli "İş Makinesi Kira Sözleşmesi"ne ve davalı defterlerine dayanmıştır. Davalı ise, alacağı temlik eden A. B. ile olan sözleşmeyi ve ilişkiyi inkar etmemiş, ancak, ödeme def'inde bulunmuş ve ibralaşmaya ilişkin 21.11.1995 tarihli "Tutanak" başlıklı belge dayanmıştır. Artık böyle bir iddia ve savunma karşısında davalının, 09.09.1995 tarihli sözleşme gereği A. B.'a ait kiraladığı ve teslim aldığı kepçe nedeniyle doğan kira borçlarını ödediğini kanıtlaması gerekir.
Yani, ispat külfeti davalıya geçmiştir. Yargılama sırasında gerek davacı ve gerekse alacağı temlik eden A. B.'ın tacir olmadığından ibraz edilecek defterleri de olmadığı açıklanmıştır. Bu durumda mahkemece davacı tarafı yemin hakkı hatırlatılması icapsız olup, davacının defter ibraz etmemesi de sonucu etkili görülmediğinden davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm karar düzeltme itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme itirazlarının REDDİNE, alınması gereken 6.610.000.-lira karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı yasa ile değiştirilen HUMK. nun 442/3. madde hükmü uyarınca, takdiren 36.000.000.-lira para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 06.12.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy