(6762 S. K. m. 791, 795)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Mersin Asliye Ticaret Mahkemesi'nce görülerek verilen 18.5.2000 tarih ve 1997/1313-2000/222 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olmakla temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan dava dosyası için Tetkik Hakimi Ö. Ö. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete sigortalı malın yurtdışına taşınması işini üstlenen davalının, malın taşındığı aracın soğutucusunun arızalanması nedeniyle bozulan gıda maddesinin varma yerine götürülmediğini ileri sürerek sigortalısına ödenen tazminatın rücuan tahsilini dava etmiştir.
Davalı vekili, malın arızalanan soğutucu nedeniyle yeni bir soğutuculu araca aktarılarak, davacı sigortalısına teslim edildiğini, bozulmanın müvekkilinin taşıması sırasında oluşmadığını savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, maldaki bozulmanın davalıya ait aracın arızalanmasından meydana geldiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Davalının soğutuculu araç ile taşımayı üstlendiği gıda maddesinin taşındığı aracın, yurt dışına çıkmasından kısa bir süre sonra araç soğutucusunun arızalandığı ve göndericinin talimatı ile aracın yurda geri döndüğü, emtianın yeni bir soğutuculu araca aktarılarak, Erenköy Gümrüğüne getirilerek, 5.9.1997 tarihinde gönderici firma yetkilisine teslim edildiği taraflar arasında çekişmesizdir.
Davalı taraf malın göndericiye sağlam teslim edildiğini savunmuş, bu konuda gerek Türkiye Atom Enerjisi Kurumu'ndan, gerekse Tarım ve Köyişleri Bakanlığı İstanbul İl Kontrol Laboratuarı Müdürlüğü'nden alınan analiz raporuyla 5.9.1997 tarihli tutanağa dayanmıştır. Taşıyıcının soğutucudaki arızayı bilmesi hasarın oluştuğu anlamına gelmez. Hasarın usulüne uygun tespit ve taşıyıcıya ihbarı da gerekir. Bu hususlar ve davalının yukarıdaki savunmaları üzerinde durularak, öncelikle dava şartı oluşup oluşmadığı saptandıktan sonra işin esasına girilerek hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken noksan incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın (BOZULMASINA) 22.2.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy