(818 S. K. m. 270)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 05.07.1997 tarih ve 1997/457-2001/1004 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 12.03.2002 günde davalı avukatı Sadi Ateş geldi davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan tarafın avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Hüseyin Ulus tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının taraflar arasındaki rödevans sözleşmesi ve kesinleşmiş yargı kararı uyarınca ton başına bir ABD Doları rödevans bedeli ödemesi gerekirken 1992 ila 1996 yıllarında eksik ödeme yaptığını ileri sürerek, 65.104.K TL ABD Dolarının fiili ödeme tarihindeki kur karşılığı TL'sinin faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmeye göre davacının rödevans payının %64 olduğunu ve payının muntazaman ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve yaptırılan bilirkişi incelemeleri sonucuna göre, mahkemece davacının talep edebileceği rödevans bedelinin ton başına 0,93 ABD Doları olması gerektiği yolundaki bilirkişi raporu benimsenerek davanın kısmen kabulüne, 57.249. KABD Dolarının fiili ödeme tarihindeki kur karşılığı Türk Lirasının faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, noksan ödenen rödovans bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki 3.6.1065 tarihli rödevans sözleşmesinde, sözleşmenin başlangıcında ton başına 10 TL olarak belirlenen rödevans bedelinden, davacı payına düşenin 6.4 TL tuttuğu, üretimin 100.000 tonu geçmesinden sonra ise rödevans bedelinin ton başına 13 TL olacağı ve davacı payına düşenin ise 8.4 TL tuttuğu belirtilmektedir. Davacı, 1989 yılında, edimler arasındaki dengenin bozulduğunu ileri sürerek, payına düşen miktarın artırılarak uyarlanmasını talep etmiş ve bu davanın açıldığı mahkemece, davacı payına düşen ton başına 8.4 TL sının, 15.2.1989 tarihinden itibaren bir ABD Doları karşılığı TL olarak tespitine karar verilmiş ve bu karar kesinleşmiştir. Bu kararda 1 doların o tarihteki kur karşılığı olan TL sının gösterilmesi, davacıya isabet eden rödovans payının dövize endeksli olarak belirlendiği hususunu değiştiremez. Esasen uygulamada da dövize endeksli olarak rödevans ödemeleri yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacının daha sonra 1992 yılı öncesi rödovans ücretlerindeki eksikliğe yönelik takibe itirazın iptaline dair dava ise, davacının ödemeleri ihtirazı kayıtsız kabul ettiği gerekçesiyle reddedilmiş, bu karar da Yargıtay Yüksek 19. Hukuk Dairesi tarafından, mahkeme gerekçesine %64 oranının değiştirildiğini ispatlanamadığı gerekçesi ilavesiyle onanmıştır.
Bu onama kararının o dava ile sınırlı olarak görüş ifade ettiği, hükmü değiştirmeyip, açıklamaya yönelik olduğu ve 1989/226 E, 1991/860 K sayılı kararla oluşan kesin hükmü etkilemediği açıktır.
Gerçekten, davacı payı sözleşmede gösterilen ilk 100.000 tona kadar ton başına 6.4 TL, 100.000 ton aşıldıktan sonra ise, ton başına 8.4 TL olarak 1989 yılına kadar gelmiş, bu tarihte açılan dava ile ve 15.2.1989 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, dövize endeksli olarak ton başına 1 ABD Doları karşılığı TL olarak saptanmıştır. Bu uyarlamada davacının aldığı payın oransal değerleri değerlendirilerek, alması gereken pay dolara endeksli hale dönüştürülmüştür. Yani hesaplama, salt davacı payına yönelik yapılmıştır. Eldeki davada ise, önceki kesinleşen karara rağmen eksik ödeme yapıldığı gerekçesiyle, bakiye rödovans bedellerinin tahsili istenmesine rağmen, mahkemece rödevans bedelinin ton başına 0.93 olması gerektiğine dair bilirkişi raporuna dayanılarak yeni bir uyarlama yapılmış ve böylece davacının 1989/226 E, 1991/860 K sayılı karara dayanarak istemesi mümkün gözüken miktardan daha azına hükmedilmiştir. O halde, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, temyiz edenin sıfatına ve yukarda açıklanan nedenlere göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 374.500.000 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 26.03.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy