(1086 S. K. m. 275) (818 S. K. m. 42)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Karaisalı Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 19.4.2001 tarih ve 1999/68-2001/143 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin biçerdöverlerinin Zile-Yenice arası demiryolu ile taşınması sırasında, yüklemenin yapıldığı davalıya ait trenin kaza yapması sonucunda hasarlandığını, biçerdöverin 5.6.1998 ila 17.8.1998 tarihleri arasında tamirinin gerçekleştiğini ileri sürerek, bu dönemde mahrum kalınan kazanç kaybından dolayı (9.000.000.000) lira tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya cevabında, davacıya biçerdöverinde meydana gelen hasar bedelinin ödenip, ibraname alındığını, davacının bu ibraname nedeniyle artık talepte bulunamayacağını, davacının kazanç kaybı isteminin ise fahiş olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporlarına nazaran, davalı TCDD. elemanlarının 8/8 kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdikleri, davacılara ait biçerdöverde meydana gelen hasar bedelinin davalı tarafından davacılara ödenip, ibraname alındığı, ancak, alınan ibranamenin biçer hasara ilişkin olup, kâr mahrumiyetini kapsamadığı, davacı tarafından 13.10.2000 tarihli bilirkişi raporunda belirlenen miktara her hangi bir itirazda bulunulmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile (4.800.000.000) lira tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, mahkemece taşıma esnasında hasarlanan aracın bir çalışma sezonunu kaybettiğinden bahisle yapılan hesaplamaya dayalı bilirkişi raporuna itibar edilerek, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, böyle bir hesaplamanın doğru olabilmesi için, hasarlanan biçerdöverin tamiri için geçecek sürenin uzman bilirkişi veya bilirkişiler kurulu aracılığı ile saptanarak, bu süre için tazminata bir karar verilmesi gerekirken, bu hususta tamiratı gerçekleştirdiği anlaşılan atölye yazısı ile yetinilmesi doğru olmamıştır.
3- Yine, davacıların gerçek zarara kapsamında belirlenmesi gereken kâr mahrumiyetleri hesaplanırken, bu kazancın elde edilebilmesi için gerekli giderlerin belirlenen brüt kazanç miktarından mahsubunun yapılmamış olması da davacıların sebepsiz zenginleşmesine yol açacağından yanlış olmuş ve kararın açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.02.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy