(6762 S. K. m. 1301) (2918 S. K. m. 48)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Divriği Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 10.7.2001 tarih ve 2000/108-2001/108 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalı şirkete kasko sigorta poliçesiyle sigortalı olduğunu, sigortalı dönemde meydana gelen trafik kazası sonrasında oluşan hasar bedelinin davalı tarafından ödenmediğini ileri sürerek, 2.244.667.069-liranın 17.6.2000 tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının alkolün etkisi ile trafik kazasına neden olduğunu, bu nedenle hasarın teminat dışı olduğunu, talep edilen hasar miktarının fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, trafik kazası tespit tutanağında davacının 0,15 promil alkollü olduğunun belirtildiği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 48/5. maddesi gereğince kandaki alkol miktarının 0.50 promilin üstünde iken araç kullanmanın suç sayıldığı, trafik kazası tespit tutanağında yazılı alkol oranının yasal sınırın altında olduğu, ekspertiz raporunda yazılı miktarın davacı tarafından kabul edildiği gerekçesiyle, 2.066.054.402-liranın 17.6.2000 tarihinden itibaren temerrüt faiziyle birlikte davalıdan alınıp, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı ile davalı A. Sigorta AŞ arasındaki uyuşmazlık kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
Bir özel hukuk ilişkisi olan bu sözleşmenin sigorta teminatı dışı kalan halleri düzenleyen poliçe genel şartlarının A.5.5 maddesinde, "Taşıtın, uyuşturucu maddeler veya Karayolları Trafik Kanunu uyarınca yasaklanan miktardan fazla içki almış kişiler tarafından kullanılması sırasında meydana gelen zararlar" kasko sigortası teminatı dışında kaldığı kabul edilmiş bulunmaktadır. Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre, hasarın teminat dışı kalabilmesi için, rizikonun, sırf alkol veya uyuşturucunun etkisi altında oluşması gerekmektedir. Uyuşturucu madde veya alkol alımı ile olay arasındaki illiyet bağının ise, bu tür maddelerin sinir sistemini etkilemesi nedeniyle aralarında nöroloji uzmanı bir hekim ile trafik uzmanının bulunacağı bilirkişi aracılığı ile araştırılması gerekir. Mahkemece, aralarında nöroloji uzmanı da bulunan bilirkişi kurulundan dava konusu trafik kazasının, sırf sürücünün aldığı alkolün etkisi ile meydana gelip gelmediği ve sigortalı araçtaki hasarın sigorta teminatında kalıp kalmadığı, sigorta teminatında kalması halinde davacının isteyebileceği hasar miktarının belirlenmesi açısından rapor alınması gerekirken, bu konuda bir inceleme yapmaksızın, eksik inceleme ile davanın kabulü doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.3.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy