(6762 S. K. m. 4, 21) (1086 S. K. m. 438) (3095 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Üsküdar Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 17.07.2001 tarih ve 1998/15-2001/575 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında imzalanan sözleşme uyarınca, müvekkilinin hazırlayıp program haline getirdiği ve davalının 900'lü hatlar olarak bilinen telefonlarda yayınlanan sesli ve görüntülü projelerinin FSEK anlamında ilim ve edebiyat eserlerinden olduğunu, sözleşmenin 21.06.1996 tarihinde davalı tarafça haksız feshinden sonra da (sözleşmede yasaklanmasına rağmen) davalının yayınlamaya devam ettiğini ileri sürerek, feshe kadar olan döneme ilişkin alacağı ile sözleşme devam etseydi kazanacağı gelirin kaybından dolayı uğradığı zararı olmak üzere toplam 1.650.000.000-liranın fesih tarihinden itibaren reeskont oranında temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile 15.10.1996 olan dava tarihinden itibaren alacağın yasal faiz ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 5846 sayılı FSEK.na dayalı sözleşmeden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davalı tacir olup, taraflar arasındaki sözleşme davalı için ticari iş niteliği taşıdığı gibi, TTK.nun 21/2. madde hükmü uyarınca, davacı için dahi ticari iş sayılır. Öte yandan, bu tür davalar taraflardan en az birinin ticari işletmesini ilgilendirdiği taktirde, aynı kanunun 4/1-son cümlesi uyarınca ticari dava niteliğinde olup, bu yönden de taraflar arasındaki ilişki ticari iş niteliği taşımaktadır.
O halde, mahkemece, istem gibi ticari işlerdeki temerrüt faizine hükmedilmek gerekirken, hiçbir gerekçe ve tartışma ortaya konmadan, yasal faize hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiş ise de bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK.nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın hüküm bölümünün 1 nolu bendinde yer alan yasal faizi ile kelimelerinin çıkarılarak yerine 01.01.2000 tarihine kadar 3095 sayılı Kanun'un (değişiklik öncesi) 2/3. maddesinde yazılı T.C Merkez Bankasının kısa vadeli krediler için öngördüğü reeskont faiz oranı, bu tarihten tahsil tarihine kadar aynı kanunun, 4489 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 2/2. maddesinde yazılı faiz oranı (artan ve eksilen oranları) ile birlikte ibarelerinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.04.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy