(2918 S. K. m. 98, 99) (6762 S. K. m. 1299)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 18. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 04.07.2001 tarih ve 2000/11-2001/448 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar Güneş Sigorta, Ramazan-Hüseyin ve Şerafettin vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin oğlu, eşi ve babaları olan İbrahim'in sürücüsü olduğu araç ile davalıların maliki, sürücüsü ve ZMSS şirketi oldukları aracın çarpışması sonucu öldüğünü ileri sürerek, toplam 9 milyar destek, 9 milyar lira da manevi tazminatın, birleşen davada ise, murisin olay tarihinde hamile olan eşinin olaydan sonra doğurduğu çocuğu Havva Nursena Demir'in ileride çekeceği elem ve ızdırap nedeniyle 5 milyar manevi, 15 milyar destek tazminatının olay tarihi olan 23.12.1999 tarihinden itibaren faizleriyle tahsillerini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta vekili, müvekkilinin poliçe limiti ile sorumlu tutulabileceğini ve davadan önce temerrüde düşürülmediğini her iki davada savunmuştur.
Davalı Mükremin, her iki davaya da yanıt vermemiştir.
Diğer davalılar vekili, her iki davada tazminat miktarlarının fahiş olduğunu savunarak, davaların reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar doğrultusunda, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne, davalı sigorta bakımından maddi tazminat talebinin her iki dava yönüyle ayrı ayrı 7 milyar lira poliçe limiti ile sınırlandırılmasına, temerrüt faizinin olay tarihinden itibaren yürütülmesine karar verilmiştir.
Kararı, her iki dava bakımından davalılardan sigorta vekili ile Ramazan, Şerafettin ve Hüseyin vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davalılardan Ramazan, Şerafettin ve Hüseyin vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile asıl ve birleşen davada verilen hükümlerin, bu davalılar bakımından onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Davalılardan sigorta vekilinin her iki davaya yönelik temyizine gelince; asıl ve birleşen dava, haksız eylemden kaynaklanan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Mümeyyiz davalı, sigorta tarafından düzenlenen ZMSS. poliçesinde, ölüm halinde tazminat limiti kişi başına 7 milyar lira, kaza başına 154.000.000.000 lira olarak belirlenmiştir. Bu şekildeki sınırlama poliçede yazılı aracın neden olduğu kazada bir kişinin ölümü halinde, bu kişinin tüm mirasçılarının toplam olarak sigortadan isteyebileceği destekten yoksun kalma tazminatının azami olarak 7 milyar lira ile sınırlı olacağı anlamına gelmektedir. Olayda birden fazla kişi ölmüşse, azami miktar kaza başına 154 milyar lira ile sınırlı olacaktır.
Asıl dava da, bir kişinin ölümü nedeniyle bir kısım davacılar lehine toplam 9 milyar lira, birleşen davada ise, mirasçılardan davacı lehine 6.024.181.000 lira destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmiştir.
Mahkemece, yukarıda belirtin ilke ve açıklamalar gerekçede vurgulanarak, her iki davada mirasçılar lehine hükmedilen destekten yoksun kalma tazminatlarının toplamından, 7 milyar lira olan poliçe limiti ile sınırlı olarak davalı sigortanın sorumluluğuna karar verilmek gerekirken, bu yönde bir gerekçe ile de desteklenmemek suretiyle infazda tereddüt doğuracak tarzda yazılı şekilde hüküm tesisi, doğru olmamıştır.
Öte yandan, davalılardan sigortanın davadan önce temerrüde düşürüldüğü davacı tarafça iddia edilmediği gibi, dosyada bu yönde bir kanıt da bulunmamasına göre, TTK'nun 1299, 2918 sayılı KTK'nun 98/1, 99/1, ZMSS Genel Şartlarının 12. madde hükümleri dikkate alınarak, mahkemece, dava tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmek gerekirken, bu davalı bakımından da olay tarihinin faize başlangıç alınması da keza doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle, asıl ve birleşen davada davalılardan Ramazan, Şerafettin ve Hüseyin vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile asıl ve birleşen davada verilen hükümlerin bu davalılar bakımından ONANMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenle, davalılardan sigortanın temyiz itirazlarının kabulü ile asıl ve birleşen davada verilen hükümlerin bu davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.214.000.000-lira temyiz ilam harcının temyiz eden Ramazan-Hüseyin-Şerafettin'den alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden sigortaya iadesine, 25.03.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy