(818 S. K. m. 105) (6762 S. K. m. 1299)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 6.4.2001 tarih ve1999/562-2001/199 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete ait aracın davalı tarafından kasko sigorta poliçesinin yapıldığını, şoför mahallinin yanarak kullanılamaz duruma gelmesi neticesinde davalıdan sigorta teminatının istendiğini, poliçe primlerinin yatırılmadığı gerekçe gösterilerek teminatın ödenmediğini, prim borçlarının bulunmadığını ileri sürerek, aracın tamirinin gecikmesi nedeniyle parça fiyatlarında büyük ölçüde artış olması ve aracın çalışmaması nedeniyle işsiz geçen günler karşılığı 500.000.000.TL. munzam zarar ve hasar bedeli 1.500.000.000.TL. nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirketin kaza tarihine kadar prim borçlarını ödemediğini, kazanın ardından hasarı saklayarak ileri vadeli çek vermek suretiyle poliçe primini ödediğini, davacının kötüniyetli olduğunu, sözleşmenin kendiliğinden fesholmuş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, davacının poliçesinin peşinat ve ilk taksitinin ödenmiş olduğu, diğer taksitlerin 7.11.1998 tarihine kadar ödenmediği, davalı şirketin prim tahsili için gerekli girişimlerde bulunmadığı, ihtar göndermediği, poliçenin geçerli olduğu, munzam zarar iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle, zarar miktarına göre davanın kısmen kabulü ile, 900.000.000.TL.nın 3.5.1999 tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalıdan tahsiline, diğer taleplerin REDDİNE karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, kasko sigorta poliçesinden doğan tazminat ve munzam zarar istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalının kasko tazminatını ödemekten kaçındığını, müvekkilinin aracını kendi imkanlarıyla tamir ettirmek zorunda kaldığını, bu arada ve gecikme nedeniyle parça vs. bedellerindeki artış nedeniyle ek bir zarar oluştuğunu öne sürerek, bu miktarında tahsilini talep etmektedir. Bu durumda mahkemece, davacıya aracı kendilerinin hangi tarihte tamir ettirmiş olduklarını ispat olanağı tanınarak, davalının sigorta tazminatı olarak ödemesi gereken tutar ile davacının tamiri kendisinin gerçekleştirmiş olduğu tarihteki parça işçilik vs. tamir gideri arasında davacı aleyhine bir fark olup olmadığı bilirkişi aracılığı ile belirlenip, şayet aleyhe bir fark varsa ve bu fark davacının harcama yaptığı tarihe kadarki birikmiş temerrüt faiziyle tamamen karşılanamıyor ise, karşılanamayan miktar yönünden davacının BK. nun 105/1 maddesine göre, munzam zararının oluştuğu kabul edilip, bu miktarında davalıdan tahsiline karar verilmek gerekirken, yazılı nedenlerle reddi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, hükmün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 36.450.000-lira temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 12.150.000-lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile temyiz eden davadan alınmasına, 25.3.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy