(1086 S. K. m. 290)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Antalya Asliye 4. Hukuk Mahkemesince verilen 28.2.2001 tarih ve 1999/1233-2001/214 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalının dava dışı kooperatif hissesini 1.432.500.000 lira bedel ödeyerek devraldığını, devir işleminin bir süre kooperatif başkanlığınca geciktirilmesi üzerine, bunu fırsat bilen davalının devir işlemini yapmayacağını belirterek davacıdan devir bedeli dışında fazladan para istediğini, davacının kooperatif hissesinin elinden gideceğini düşünerek davalıya 525.000.000 liralık çek verdiğini, ileri sürerek davacıdan mükerrer olarak alınan 525.000.000 liralık çek yönünden borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kooperatif hissesini davacıya sattığını, devir sözleşmesi yapılırken satış bedelinin bir kısmının nakit ödendiğini, bakiye 525.000.000 lira için çek verildiğini, çekin karşılıksız çıkması üzerine icra takibine başlandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davaya konu edilen çekin yazılı belge olduğu, aksinin HUMK. 290.maddesine göre aynı kuvvette yazılı belge ile kanıtlanabileceği, davacı tarafın davalıya çeki mükerrer olarak verdiklerine ilişkin iddialarını yazılı belge ile kanıtlayamadığı ve davalının usulüne uygun olarak eda ettiği yemini ile davacı taraftan sadece satışa konu ettiği kooperatif ortaklık bedelini aldığını belirttiği gerekçesiyle kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.720.000 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 02.04.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy