(CMR m. 1, 2) (6762 S. K. m. 1301) (2709 S. K. m. 90) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 27.06.2001 tarih ve 2000/707-2001/578 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı Sunay Ceyhangör ve davalılar vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 19.03.2002 günde davacılar avukatları Selmin Çınar ve Dilek Gönen ile davalı Başak Sigorta A.Ş. avukatı L. Hale Yılmaz gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Verda Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline taşıma poliçesi ile sigortalı gelinlik emtiasının taşıma işini 1 No'lu davalı tarafından üstlenildiğini, 2 No'lu davalının 1 No'lu davalı taşıyıcının CMR sigortacısı olduğunu, emtianın varma yerinde noksan ve hasarlı teslim edildiğini, hasar bedelinin müvekkilince sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, 28.297.000.000 TL. nin 31.03.2000 tarihinden itibaren reeskont oranında faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Birleştirilen davada davacı Sunay Ceyhangör vekili, müvekkilinin dava dışı Selcan Ltd. Şti.nden FOB satışla 1000 adet gelinlik ve 12 koli muhtelif giyim eşyasını 575.940 DM bedelle satın aldığını, davalı Doğruer Nakliyat A.Ş. tarafından taşınması sırasında bir kısmının ıslanarak kullanılmaz hale geldiğini, bir kısmının çalındığını, hasarlanmanın davalının ağır kusurundan kaynaklandığını, gelinliklerin hasarlanması nedeniyle kendisi ile satım sözleşmesi yapan şirketin sözleşmeyi fesh ettiğini, bundan dolayı 5.600 DM taşıma ücreti, 3000 DM tespit masrafı, 395.100 DM.nin gelinlik bedeli, 130.879 DM yoksun kalınan kârı olduğunu ileri sürerek, toplam 535.100 DM.nin ödeme tarihindeki TL.kuru üzerinden davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, hasarın yağmur sularının tentenin kesilen bölümünden içeri girmesi sonucu meydana geldiğini, davacı sigortalısının emtiaya uygun araç seçmemek ve kötü ambalajdan dolayı sorumlu olup, taşıyıcının ve sigortacısının sorumlu bulunmadığını, CMR Konvansiyonu hükümlerine göre sorumluluklarının sınırlı olduğunu savunmuş, birleştirilen davada ise, davacının aktif husumeti bulunmadığını, aynı hasar nedeniyle iki ayrı kişi tarafından iki ayrı dava açılamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, yaptırılan bilirkişi incelemesinde, dava konusu hasarın taşıma sırasında davalı taşımacının kusurundan kaynaklandığı, davacının isteyebileceği tazminatın 28.297.000.000 TL. olduğu belirtilmiş ayrıca CMR hükümlerine göre 1 kg karşılığı 8.33 SDR hesabı ile 10.261.977.525 TL. olduğu tespit edilmiş olup, CMR'nin 4.1.1995 tarihinde ülkemizce kabul edilip, ülkemiz hukuk kuralları içerisinde sayılması gereken bir yasa metni olmakla birlikte, bunun yanında halen yürürlükte olan TTK hükümlerinin uygulanabileceği CMR hükümlerinin uygulanması halinde malın gönderen veya alıcısına 2/3 oranında zarara uğrayacağı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin kökleşen uygulamasının CMR hükümlerinin uygulanmasına yönelik olduğu nazara alındığında bundan taşıtanın büyük zarara uğrayacağı gözetilerek, bu uygulamanın aksine davalıların gerçek zararla sorumlu bulunduğu kanaatine varıldığı, birleştirilen davada, davacı ile satıcı Selcan Ltd. Şti. arasında düzenlenen satım sözleşmesinden malın Almanya'ya teslimine kadar KDV dahil tüm masrafın satıcı tarafından üstlenildiği, satış faturasının açık olduğu gözetildiğinde, türü belirlenmeyen satışın CİF satış olduğu, asıl davadaki sigorta şirketinin sigorta bedelini satıcıya ödemiş bulunduğu, davacının bir zararı varsa Türkiye'deki satıcıdan isteyebileceği, taşıyıcı aleyhine dava açma hakkının ancak satıcıda bulunduğu gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı Sunay Ceyhangör ve davalılar vekilleri temyiz etmişlerdir.
1- Davacı Anadolu Sigorta A.Ş. vekili, dava dışı Selcan Dış Ticaret Ltd. Şti.ne ait müvekkiline taşıma poliçesi ile sigortalı gelinlik emtiasının taşıma sırasında hasarlandığını, hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, TTK.nun 1301. maddesi uyarınca hasar bedelinin davalı taşımacı ile CMR sigortacısı diğer davalı Başak Sigorta A.Ş.den tahsili isteminde bulunmuştur. Birleştirilen davada, dava konusu malın alıcısı Sunay Ceyhangör dava konusu malı FOB satışla satıcı Selcan Ltd. Şti.den satın aldığını, navlun parasını kendisinin ödediğini, nef'i ve zararın kendisine geçtiğini bu nedenle emtianın taşıma sırasında hasarlanması nedeniyle oluşan zarar bedeli, tespit masrafı, navlun bedeli ve yoksun kaldığı kâr bedelinin davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekili, asıl davaya karşı cevabında, sorumluluklarının sınırlı olduğunu beyan etmiş, birleştirilen davaya karşı ise aynı hasar nedeniyle kendilerine karşı iki ayrı dava açılamayacağını savunmuştur. Mahkemece asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Davacı sigortacı Anadolu Sigorta A.Ş.nin sigortalısı Selcan Ltd. Şti. ile birleştirilen davanın davacısı Sunay Ceyhangör (Anadolu İmport-Eksport) arasında dava konusu gelinliklerin satımı ile ilgili bir sözleşme yapıldığı konusunda uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık, satım türünün ne olduğu, dolayısıyla satım konusu emtianın hasarlanması nedeniyle dava hakkının kimde olduğu noktasındadır. Şu halde, bu davada öncelikle çözülmesi gereken husus dava hakkının satıcının sigortacısında mı, yoksa alıcı Sunay Ceyhangör'de mi olduğu konusudur.
Mahkemece, asıl (ilk) dava esas alınarak bilirkişi incelemesi yapılmış ve bilirkişi incelemesinde satış türü üzerinde durulmamış, diğer bir deyişle, dava hakkı konusuna değinilmemiştir. Daha sonra mahkemece yapılan değerlendirmede satışın CİF satış olduğu kabul edilmiş ve bu kabule göre asıl davacının açtığı dava kabul edilip, birleştirilen davanın ise kanıtları yeterince değerlendirilmeden ilk açılan davadaki kabule bağlı kalınarak, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, dava dosyası incelendiğinde, navlun faturasının birleştirilen davanın davacısı Anadolu İmport-Eksport adına kesildiği, satışa ilişkin bir kısım belgelerde satış türünün FOB olarak gösterildiği 23.12.1999 tarihli Gümrük Çıkış Beyannamesi'nde FOB yanında İş Bankası A.Ş. Mal Mukabili ibaresinin yazılı olduğu anlaşılmaktadır.
Şu halde mahkemece yapılacak iş, ihracat işlerinden anlayan bankacı, gümrükçü ve taşımacılık konusunda uzman bilirkişi kurulundan rapor alınması, gerektiğinde ilgili banka ve gümrük kayıtları üzerinde inceleme yapılması ve buna göre satış türünün ve buna bağlı olarak aktif dava hakkının belirlenmesi ve bu belirlemeden sonra geçerli bir sigorta sözleşmesinin mevcut olup olmadığının tespit edilmesi ve oluşacak sonuca göre hüküm kurulmak gerekirken, bu hususlar gözetilmeden eksik inceleme ve değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın davacı Sunay Ceyhangör yararına bozulması gerekmiştir.
2- Öte yandan kabul şekline göre, dava konusu taşımanın uluslararası bir taşıma olduğu taraflar arasında itilaflı olmadığı gibi esasen bu husus mahkemenin de, kabulündedir. Ülkemiz 30.10.1995 tarihinde CMR Konvansiyonu'nu kabul etmiş ve anılan Konvansiyon hükümleri bu tarihte yürürlüğe girmiştir. T.C. Anayasası'nın 90 ncı maddesinin son fıkrası hükmünde Usulüne uygun yürürlüğe konulmuş Milletlerarası Antlaşmalar kanun hükmündedir. düzenlemesi mevcuttur. TTK.nun taşımaya ilişkin hükümleri halen yürürlükte ise de, uluslararası taşımalar bakımından daha sonra yürürlüğe giren ve bir iç hukuk kuralı haline gelen CMR Konvansiyonunun öncelikli olarak uygulanması gerektiği halde, anılan Konvansiyon hükümleri dışlanarak, yasal olmayan gerekçelerle TTK.nun taşımaya ilişkin hükümlerine göre hüküm kurulması da isabetli olmamış ve kararın bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 No'lu bentte yazılı nedenlerle, kararın davacı Sunay Ceyhangör, 2 No'lu bentte yazılı nedenlerle davalılar yararına BOZULMASINA, 250.000.000 TL.duruşma vekillik ücretinin davalılardan alınarak davacı Sunay Ceyhangör'e verilmesine, 250.000.000 TL. duruşma vekillik ücretinin davacı Anadolu Anonim Türk Sigorta A.Ş.den alınarak davalılara verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 19.03.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy