(6762 S. K. m. 1299)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Espiye Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 29.3.2001 tarih ve 2000/194-2001/91 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 19.3.2002 günde davalı avukatı Emre Demir gelip, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Hüseyin Ulus tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait ve davalı şirkete sigortalı binanın, aşırı kar yağışı nedeniyle çökmesinden doğan sigorta tazminat bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, 6.000.000.000.-TL sının faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, binanın kendi ayıbından çöktüğünü, riziko ve zararın teminat dışında kaldığını ve kaldıki toplam hasarın da 1.959.519.044.- TL tuttuğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucuna göre, toplam zararın 7.497.000.000.-TL tuttuğu yolundaki bilirkişi raporu benimsenerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, kar ağırlığı teminatı da bulunan sigorta kapsamındaki binanın 7.3.2000 tarihinde çökmesi suretiyle oluşan zarardan doğan sigorta tazminatının tazmini istemine ilişkindir.
Bu tür uyuşmazlıklarda ödenecek tazminat miktarını belirlenirken, TTK.nun 1299/2 nci maddesi uyarınca, sigortalı binanın olaydan bir gün önceki değeri ile olaydan hemen sonraki değeri belirlenerek, aradaki değer farkının nazara alınması gerekmektedir. Hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda ise, bu yönde bir değerlendirme yapılmaksızın sadece 2001 yılı Bayındırlık Bakanlığı birim fiyatları hesaplamaya esas alınmıştır.
Mahkemece, açıklanan hususlar nazara alınarak, öncelikle, dava konusu taşınmazın, kar ağırlığı yüzünden çökmesi nedeniyle uğradığı gerçek zararın belirlenmesi, bundan sonra ise, poliçe hükümlerine göre ödenmesi gereken tazminat miktarının tespit edilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, 250.000.000 lira vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.3.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy