(5846 S. K. m. 68, 70) (1086 S. K. m. 284)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 10.07.2001 tarih ve 2001/514-124 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 19.03.2002 günde davacı avukatı Gürsel Üstün ile davalı avukatı M. T. gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı kuruluşun müvekkilinin yazdığı İstanbul'da Susuzluğa Çözüm adlı bilimsel eserinden yararlanarak geliştirilip uyguladığı projelerle İstanbul'un su olanaklarını artırdığını ileri sürerek, FSEK'nun 70/3, 68. maddeleri uyarınca şimdilik (1.500.000.000) TL.nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, munzam zararın da saptanarak tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında sözleşme bulunmadığını, şehir suyuna belirli oranda deniz suyu katılmasının yeni ve özgün bir öneri olmadığını, müvekkilince uygulanan projelerde tüm bilimsel verilerin dikkate alındığını, doğrudan davacının eserinden yararlanılmış olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar, Dairemiz'ce bozulmuş olup, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda sunulan kanıtlara ve alınan bilirkişi raporlarına dayanılarak, davacının bilimsel yanı ve araştırmalarından yararlanılarak, Şile Kesankuyu, Yeşilvadi ve Terkos gölüne belli oranda deniz suyu eklenmesi projelerinin gerçekleştirildiği, bozmadan önce ve sonraki ilk iki bilirkişi raporu arasında oluşan çelişkinin üçüncü raporla bu doğrultuda giderildiği, dördüncü bilirkişi raporunun fazladan alındığı, zamanın İski Genel Müdürü ve yüklenici firma temsilcisi beyanlarının da iddiayı doğruladığı gerekçesiyle (1.500.000.000)TL. tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının bilimsel çalışmalarından izinsiz yararlanılarak davalı kuruluşça Terkos Gölü'ne deniz suyu katılıp göl ile Karadeniz arasındaki bağlantı hattının ters yönde kullanımı ve deniz suyunun Şile'den çözülmüş olarak isale hattından Darlık Barajı'na ulaştırılıp Yeşilvadi Deresi'nde kurulan regülatörden su pompalatılarak şehir suyuna eklenmesi sağlanarak kentin su olanaklarının artırıldığı savı ile FSEK.nun 68. ve 70/3 maddesine dayalı açılan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Davacı tarafın ciddi itirazları aşılmaksızın ilk bilirkişi raporuna dayanılarak verilen kararın Dairemiz'ce bozulması sonrası bozmaya uyularak yapılan yargılamada, üç ayrı bilirkişi raporu alınmıştır. Bunlardan sonuncusu bozma öncesi rapor doğrultusunda, diğer ikisi ise davacının yazı ile incelemelerinin ön fizibilite ve avan projesi niteliğinde olduğu ve davalı kuruluşça yaptırılan projelerde doğrudan yararlanıldığı, davacının önerilerinin özgün ve bilimsel değer taşıdığı yönünde görüşler içermektedir. Ancak, bozmadan sonraki ikinci bilirkişiler kurulundan bir mühendis öğretim üyesi ayrık raporunda, çoğunluk bilirkişilerden farklı sonuca varmış bulunmaktadır. Böylece, bilirkişilerin yarıdan fazlası davacının bilimsel çalışmalarının, yeni ve özgün öneriler içermediği, çok daha önceden bilinen tasarımların yinelenmesinden ibaret olduğu görüşündedirler. Oysa, davanın açıldığı 15.11.1994 tarihinden bu yana uyuşmazlığa bakan mahkemece 3.4.2001 tarihinde dosyanın gönderilmesi üzerine hükmü veren ihtisas mahkemesi, bozma sonrası alınan ilk iki raporun birbirini doğruladığı ve ilkiyle bozma öncesi rapor arasında oluşan çelişkinin böylece giderildiği, sonuncu raporun fazladan alınmasından dolayı dikkate alınmayacağı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Yargılama sırasında yargıcın veya görevsizlik gönderme kararları ile mahkemenin değişmesi, muhakemenin devamlılığı ilkesi olarak daha önce yapılan usul işlemlerinin geçersizliği sonucunu doğurmaz ve o mahkemenin devamı olmayı engellemez. Uyuşmazlığın teknik ve özel bilimsel uzmanlığı zorunlu kılan olgularda düğümlenmesi ve var olan bilirkişi raporlarının yarı yarıya yakın ölçüde ayrışması karşısında, HUMK. nun 284. maddesi uyarınca tüm raporlarda yer alan görüş ve saptamalar irdelenerek uyuşmazlığı sağlıklı çözüme kavuşturucu içerik ve kapsamda rapor alınmak üzere İstanbul'da bulunan üniversitelerdeki öğretim üyelerinden yeterince rapor alındığı halde mahkemeyi aydınlatıcı bir sonuca varılmadığı gözlenmiş olmakla bu defa fikri hukuk uzmanı öğretim üyesi ve uyuşmazlığa konu projelerin ilişkin olduğu alanlarda özel deneyimi ve formasyonu olan ODTÜ öğretim üyelerinden iki bilirkişiden oluşturulacak yeni bir kurulun görevlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesinde zorunluluk görüldüğünden, kararın yeniden bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (250.000.000)TL. vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.03.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy