(5846 S. K. m. 68, 70) (818 S. K. m. 49)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 17.7.2001 tarih ve 2001/550-2001/140 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 19.3.2002 günde davacı avukatı Sümer Altay ile davalılardan Toprak İlaç A.Ş. Vekili:Av.İbrahim Atmaca ve M... Tepeler vekili Av.Bülent Buran, geldiler temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Verda Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, davacılardan Aydın B. tarafından diğer davacı şirket adına çizdiği davalı A.Ş. tarafından yaptırılan fabrika binasına ilişkin mimari projenin, çizilen proje mahallinde uygulanarak inşaatın tamamlandığı, ancak davalılar tarafından müvekkillerinin izni alınmaksızın söz konusu projeler biraz değiştirilmek suretiyle, davalı T..... İlaç A.Ş.ne ait ek binalar yapılmak suretiyle davacıların fikri eser niteliğini taşıyan projesine tecavüzde bulunarak mali ve maddi hakların ihlal edildiğini ileri sürerek, 58.009.500.000-lira maddi ve 20.000.000.000-lira manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı T..... İlaç A.Ş. vekili, toprak sağlık ürünleri fabrikası projesinin davacılara çizdirildiğini, ihtiyaç nedeniyle ek binalar yapıldığını, söz konusu binaların dış cephelerinin zorunlu olarak ilk bina cephesine uygun olarak inşa edildiğini, fikri esere tecavüzün söz konusu olmadığını, istenen tazminatın da fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar vekili, fikri esere tecavüz ve kopyalama iddiasının doğru olmadığını, dış cephenin benzetilmesinin zorunluluktan kaynaklandığını, istenen tazminatın çok fazla olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve yaptırılan bilirkişi incelemelerine göre, davalı T..... İlaç A.Ş. tarafından yaptırılan fabrika ana binasına ait projenin davacı Aydın B. tarafından çizildiğini, davalı şirkete binaların yetersiz gelmesi üzerine ek binalar yapılmasına karar verildiği ancak proje çizimini diğer davalıların üstlendiği, fakat ek projelerin davacı Aydın B'ce çizilen ana binaya ait proje kopyalanarak yapıldığının sabit olduğu, mimari eserin 5846 sayılı yasa uyarınca fikir ve sanat eseri niteliğinde olup, davalıların izinsiz kopyalama eyleminin eser sahibinin mali ve manevi haklarına tecavüz oluşturduğu, davacıların isteyebileceği maddi tazminatın 14.815.566.590-lira olarak belirlendiği ve olayın özelliği dikkate alınarak, 7 milyar lira manevi tazminat takdir edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan diğer tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, FSEK'nun 68/2 nci maddesinde, eserin hak sahibinin izni olmadan çoğaltılması halinde, izni alınmamış eser sahibi sözleşme olması durumunda isteyebileceği bedelin üç kat fazlasını isteyebileceği hükme bağlanmıştır. Bu madde hükmü karşısında, taraflar arasında bir sözleşme olmaması halinde ilgili meslek kuruluşundan rayiç bedel tespit edilerek tazminatın hesabı ilke olarak doğrudur. Ne var ki, somut olayda davalı T..... A.Ş.nin açtığı ihaleye davacıların katıldığı ve 25.3.1997 tarihinde fiyat belirlemek suretiyle teklif verdikleri de, anlaşılmaktadır. Şu halde, davacılar ile davalı T..... A.Ş. arasında sözleşme imzalansa idi teklifle belirlenen fiyat üzerinden yapılacağı kuşkusuzdur. Artık burada taraflar arasındaki sözleşme bedeli belirli ve somutlaşmış olduğuna göre, farazi bir sözleşmenin varlığı ile bunun bedeli üzerinden tazminat hesaplanması doğru görülmemiştir.
Bu bağlamda mahkemece, davacıların isteyebileceği mali zararın verdikleri teklif bedeli esas alınarak belirlenmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir hüküm kurulmak gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde görülmemiş ve kararın bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
3-Davacılar vekilinin manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarına gelince; tarafların sosyal ve ekonomik durumları, dava konusu projenin önem ve değeri, kopyalama biçimi dikkate alındığında FSEK'in 70/1-2 nci maddeleri karşısında daha uygun bir manevi tazminatın takdiri gerekirken, olayın özelliğine uygun düşmeyen az miktarda manevi tazminat takdiri isabetli görülmemiş ve kararın bu nedenle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte yazılı nedenlerle, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, kararın 2 nolu bentte yazılı nedenlerle davalılar yararına, 3 nolu bentte yazılı nedenlerle davacılar yararına BOZULMASINA, taraflar yararına 250.000.000-lira duruşma vekillik ücretinin verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edene iadesine, 19.3.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy