(6762 S. K. m. 1308) (1086 S. K. m. 388)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Buldan Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 4.7.2001 tarih ve 1999/166-2001/105 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline kasko poliçesi ile sigortalı araca, davalının sürücüsü olduğu aracın çarpması sonucu oluşan hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalısına ödendiğini ileri sürerek, kusur oranına göre 454.644.398 TL.nın 12.2.1998 tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı , kusur oranı ve hasar miktarına itiraz ederek davanın reddini istemiştir
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, aynı olayla ilgili olarak aynı mahkemenin 2000/52 Esas sayılı dava dosyasında A. Çelikkaya tarafından açılan tazminat davasında Adli Tıp Kurumundan rapor alındığı, anılan dava dosyasında verilen kararın kesinleştiği, dava konusu olay nedeniyle kusur oranına göre davalı tarafın 454.644.398 TL.dan sorumlu olduğu gerekçesiyle, 454.644.398 TL.nın 12.2.1998 ödeme tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davacı şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen hasarın rücuen tazmini istemine ilişkindir. Davalı ile davacının sigortalısının taraf olduğu davada alınan 28.7.2000 tarihli Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin raporunda A. Çelikkaya ile davacı şirkete sigortalı araç sürücüsü olan D. Tutal % 50'şer oranında kusurlu bulunmuştur. Mahkemece, anılan rapordaki kusur oranlarının benimsendiği karar gerekçesinde belirtilmesine rağmen, davacıya sigortalı araçtaki hasarın % 75 kusur oranına isabet eden kısmının davalı A. Çetinkaya'dan tahsiline karar verilmekle, kararın gerekçesi ile hüküm fıkrası arasında çelişki yaratılmıştır. Kararın, hüküm fıkrası ile gerekçesi birbirine sıkı sıkıya bağlı olup, arasında çelişki bulunmaması gerekmektedir.
Mahkemece, HUMK.nun 388. maddesi hükmüne aykırı olarak, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki bulunacak şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 8.4.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy