(6762 S. K. m. 1297, 1264) (818 S. K. m. 101, 102, 103, 104, 105, 106, 107, 108)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Konya Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 10.10.2001 tarih ve 2000/886-2001/765 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait aracın karıştığı kazada hasarlanmasına rağmen kasko poliçesi teminatı altındaki zararın davalı tarafından tazmin edilmediğini ileri sürerek, 5.578.000.000-liranın davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davanın 2 yıllık zamanaşımı süresinde açılmadığını, poliçede K..bank A.Ş. Konya şubesi'ne rehinli olması nedeniyle davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığını primin son taksidinin rizikodan sonra ödendiğini, poliçe genel koşulları gereğince primin zamanında ödenmemesi sonucunda poliçenin münfesih olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, poliçe priminin 31.8.1998 tarihli son taksidinin rizikodan bir gün sonra 27.10.1998 tarihinde ödendiği, poliçe genel koşulları C.1. maddesi gereğince primin zamanında ödenmemesi nedeniyle poliçenin feshedildiğinin belirtildiği gerekçesiyle davanın REDDİNE karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kasko sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının prim son taksidini rizikodan sonra ödediğini, poliçenin primin ödenmemesi nedeniyle münfesih olduğu gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
TTK'nun 1297. maddesinde prim ödemelerinde temerrüt oluşması nedeniyle poliçenin feshedilmiş olacağına ilişkin hüküm Anayasa Mahkemesi'nin 11.2.1996 gün ve 1997/24 Esas 35 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiştir. Taraflar arasında düzenlenen sigorta poliçesi genel koşullarında da iptal edilen yasa hükmü aynen yer almıştır. Mevcut bu düzenleme, yasanın anılan hükmü iptal edildiğine göre TTK'nun 1264/3. maddesi gereğince genel koşullarda öngörülen ve sigortalı aleyhine hükümler içerdiğinden geçersiz olup, primlerin zamanında ödememesi durumunda 1264/1. maddesinin göndermesi nedeniyle Borçlar Kanunu'nun 101 ve devam eden maddeleri gereğince sigortalının temerrüdün oluşturulması gerekmektedir. Somut olayda bu şekilde bir temerrüt söz konusu olmadığından, mahkemesinin red gerekçesi yerinde değildir.
Ancak, sigorta poliçesinde teminat altına alınan aracın K...bank A.Ş. Konya Şubesine dain ve mürtehinli olduğu gösterilmiştir. Davacının sigorta poliçesine dayanarak tazminat talebinde bulunabilmesi için açıkça dain ve mürtehinin bu konuda açık olurunun olması gerekmektedir. Rehin hakkı sahibi olan ilgili banka şubesi 5.11.1998 tarihli yazı ile hasar ödenmesinin kendilerine yapılmasını istediği anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının tazminat istemine rehin hakkı sahibinin muvafakatı bulunmadığından davanın reddedilmesi gerekir iken, yazılı gerekçeyle red kararı verilmesi sonucu itibariyle doğru görülmekle, hükmün değişik gerekçeyle onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın HUMK'nun 438/son maddesi gereğince değişik gerekçeyle ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.720.000-lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 8.4.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy