(CMR. m. 32) (6762 S. K. m. 1301)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 9. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 25.05.2000 tarih ve 1999/698 - 2000/483 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 20.03.2001 günde davacı avukatı S. Mehtap Önal ile davalı şirket avukatı Nuray Dinçment gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Hüseyin Ulus tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline nakliyat poliçesi ile sigortalı ovalama tezgahının davalılar tarafından taşınması sırasında meydana gelen trafik kazasında araçtan kayması suretiyle uğradığı hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalısına ödendiğini ileri sürerek, 6.248.400.000. TL.sının faiziyle davalılardan rücuan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Er-Şen AŞ vekili, bir yıllık zamanaşımının dolduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucuna göre, davacının zarardan haberdar olduktan itibaren bir yıllık süre içinde dava açtığı gerekçesiyle ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı Er-Şen AŞ vekili temyiz etmiştir.
Dava, karayolu ile uluslararası eşya taşıması sırasında, taşınan yükte meydana gelen hasarın nakliyat poliçesine dayalı olarak rücuen tazmini istemine ilişkindir. Uyuşmazlığın bu niteliği itibariyle davalı taşıyıcı Er-Şen AŞ vekilinin zamanaşımı itirazının, Karayolu İle Uluslararası Eşya Taşıması İle İlgili Anlaşma (CMR) hükümleri uyarınca incelenmesi gerekmektedir.
CMR Konvansiyonu'nun 32/1 nci maddesi uyarınca, bu anlaşma uyarınca yapılan taşımalardan mütevellit davaların bir yıl içinde açılması gerekmektedir. Kasdi fena hareket veya mahkeme tarafından kasdi fena hareket addedilen kusurlarda ise bu süre, üç yıldır. Aynı maddenin 32/1-a bendinde, teslimde kısmi kayıp, hasar veya gecikmelerde, bu sürenin teslim tarihinden itibaren başlayacağı öngörülmüştür. Olayda, kasdi fena hareket veya mahkeme tarafından kasdi fena hareket addedilen bir kusur hali söz konusu değildir. Taşınan emtianın henüz taşımanın başlangıcında hasara uğradığı ve bu nedenle alıcıya gönderilmeksizin, göndericisine teslim edilerek sigorta ettiren ile davalı arasındaki taşıma anlaşmasının sona erdirildiği de açıktır. Dava TTK.nun 1301 nci maddesi uyarınca halefiyet kurallarına dayanılarak açıldığından, davacı halef, selefinin tabi olduğu zamanaşımı kurallarına tabi olacaktır. Malların göndericisine teslim edildiği tarihten itibaren bir yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra 01.07.1999 tarihinde davanın açıldığı anlaşıldığına göre, gerçekleşen zamanaşımı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ve üstelik 07.05.1998 tarihli hasar tutanağında davacı sigorta şirketi ilgilisinin de imzası olduğu halde, davacının zararı öğrenmesinden itibaren bir yıllık süre içinde davanın açıldığı hatalı gerekçesine dayanılarak hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın davalı Er-Şen A.Ş yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı Er-Şen Aş yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.03.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy