(818 S. K. m. 118)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 2.10.2001 tarih ve 2001/52-877 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının genel kurul kararı gereğince ödemesi gereken aidat borcunu ödememesi üzerine aleyhine icra takibi yapıldığını, ancak, itirazla takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ve % 40 inkâr tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kabulüne, 325.200.000 TL.na vaki itirazın iptali ile asıl alacak 96.000.000 TL.na takip tarihinden itibaren aylık % 10 faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına, % 40 inkar tazminatına karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
Dava, aidat faiz borcuna vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı, kooperatife borcu olmadığını, yöneticilik yaptığı sırada kooperatifçe keşide edilen çekin kendisi tarafından ödendiğini savunmuştur.
Mahkemece, bilirkişi raporunda belirtilen görüş doğrultusunda davalının sunduğu belgelerin istenen aidat alacağı ile ilgisi olmadığı gerekçesiyle kabul kararı verilmiştir.
Davalının savunmasında ileri sürdüğü ödeme itirazı aynı zamanda takas def'i niteliğindedir. Kooperatif ortaktan borcunu ister iken, kooperatifin ortağa olan borcunu da gözetmek zorundadır. Bu durumda mahkemece, davalının kooperatif borcunu ödediğine ilişkin savunması takas hükümleri de gözetilerek, kooperatif kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak kooperatif tarafından keşide edilen çekin hesaplardan ne suretle çıkışının yapıldığı, bedelinin kooperatifçe mi yoksa davalı tarafından mı ödendiği belirlenip, sonucuna göre karar vermek gerekir iken, yazılı şekilde eksik inceleme sonucu hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 8.4.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy