(CMR m. 1, 2) (6762 S. K. m. 781, 1301) (818 S. K. m. 113)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 6.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 11.05.2000 tarih ve 1999/456 - 2000/424 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 20.03.2001 günde davacı avukatı S. M. Ünan ile davalı avukatı T. Eğrilmez gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi H. Kara tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından nakliyat sigortası yapılan makinenin davalı tarafından Almanya'dan Bursa'ya gerçekleştirilen taşınması sırasında hasarlanması nedeniyle ilgilisine tazminat ödendiğini ileri sürerek, 3.943.474.280.- TL. nın reeskont faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya süresinde cevap vermemiş, yargılama sırasının davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere, bilirkişi raporuna nazaran, taşıma sırasında meydana gelen ve davalının sigortacısı tarafından tazmin edilen miktarın bakiyesi ile bu miktarın ödeme tarihine kadar işleyen faizinden davalının sorumlu olduğu gerekçesi ile, 2.454.070.000.- TL alacak için konusu kalmadığından bir karar verilmesine yer olmadığına, ancak, bu miktarın 23.11.1998 ila 02.06.1999 tarihleri arasındaki süre için reeskont oranındaki temerrüt faizinden davalının sorumlu tutulmasına, bakiye 286.264.800.- TL tazminatın 23.11.1998 tarihinden yürütülecek reeskont oranında temerrüt faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava, nakliyat sigorta poliçesi gereğince ilgilisine ödenen tazminatın TTK. nun 1301 ve müteakip maddeleri gereğince rucüen tahsiline ilişkin olup, davalı taraf tazminatın CMR sorumluluk sigortacısı tarafından ödendiğini savunmuştur. Davalı tarafından gerçekleştirilen taşımanın niteliğine göre doğan uyuşmazlıkta anılan Konvansiyon hükümlerinin uygulanacağı anlaşılmış olup, zaten bu hususta bir uyuşmazlık yoktur. Dolayısıyla davacının isteyebileceği tazminat CMR hükümlerine göre belirlenecek ve talep edilebilecektir. Taşıma sırasında yükte meydana gelen hasar ya doğrudan taşıyıcıdan tazmin edilecek -ki bu durumda taşıyıcı, CMR sorumluluk sigortacısına başvuracaktır- veyahut da doğrudan CMR sigortacısından talep ve tazmin edilebilecektir. Somut olayda, sigorta ettiren yük sahibine tazminat ödeyen davacı, taşıyana karşı böyle bir dava açmış ise de, yargılama sırasında ve 02.06.1999 tarihinde davalının sorumluluk CMR sigortacısından 2.454.770.000.- TL tahsil ederek söz konusu taşıma nedeniyle kayıtsız şartsız ibra ettiğini belirten 02.06.1999 tarihli ibranameyi düzenlemiştir. Böylece kayıtsız şartsız CMR sigortacısından zararını tahsil ettiğini bildiren davacı, bir yerde davalının kendi sorumluluk sigortasına yönelmesini de önlemiştir. CMR Konvansiyonu hükümlerine göre zararını tahsil eden davacının düzenlediği 02.06.1999 tarihli ibraname kapsamında talep edebileceği bir miktardan söz edilemez. Kaldı ki, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda, davacının talep edebileceği 2.027.344.800.- TL hasar miktarı ile gümrük masrafları ilavesi ile 2.454.770.000.- TL. nın tahsil edilmiş olmakla davacının isteyebileceği tazminat bulunmadığı açıkça vurgulanmıştır. Bu durumda mahkemece, davacının ibraname nedeniyle geçmiş günler faizinden dahi feragat ettiğinin kabulü ile davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
2- Bozma şekil ve sebebine göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte yazılı nedenlerle diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, duruşmada vekil ile temsil olunan davalı yararına takdir olunan 100.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.03.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy