(2004 S. K. m. 194) (1163 S. K. m. 17)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Yozgat Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 25.9.2001 tarih ve 1999/564-2001/646 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davalı kooperatife üye olmak amacıyla 15.09.1997 tarihinde 2.350.000.000.TL. verdiğini, yapılan sözleşmeye göre bir daha para verilmeyeceğinin kararlaştırıldığını, kooperatif yönetiminin değişmesinden sonra aidat ödemesi şartıyla üyeliğinin devamının teklif edildiğini, müvekkilinin anahtar teslim şartı ile ödeme yapmış olduğunu ileri sürerek, 2.350.000.000.TL. nın 15.09.1997 tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, yargılamaya katılmış, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, davacının bütün parasını ödeyerek daire almak amacıyla davalı ile sözleşme imzaladığı, davacıdan yasaya aykırı işlemler ile para alan davalının daha sonra yeniden para talep etmesi karşısında davacının sözleşmeden dönerek verdiğini geri istemesinin yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davacı tarafından davalı kooperatife daire bedeli karşılığı yapılan ödemenin istirdadına ilişkindir.
Yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunun ekinde ibraz edilen Yargıtay ilamına göre, davalı kooperatifin 30.11.1999 tarihinde iflasına karar verilmiş olduğu, kararın 14.02.2000 tarihinde kesinleşmiş olduğu ifade edilmiştir. Mahkemece bu husus üzerinde durularak, davalı kooperatifin iflas edip etmediğinin araştırılarak hasıl olacak sonuca göre İ.İ.K.nun 194. maddesi uyarınca işlem yapılması gerekirken, bu hususun üzerinde durulmaksızın, işin esasına girilmesi doğru görülmemiştir.
2- Yapılacak inceleme neticesinde iflasın söz konusu olmadığı belirlendiği taktirde, davacıdan alınan paranın iadesi yolunda kooperatifçe davacıya veya onun kardeşi adına senetle bir ödeme yapılıp yapılmadığı icra dosyaları da getirtilip incelenerek, mükerrer ödeme sonucunu doğurmayacak şekilde davacının istirdada hakkı olan miktarın belirlenmesi gerekmektedir.
3- Davacıya yukarıda açıklanan şekilde yapılan inceleme neticesinde iadesi gereken bir miktar bulunduğunun belirlenmesi halinde, davacının kooperatif kayıtlarına göre kooperatif üyesi olup, ihraç edilmiş olduğu bilirkişi incelemesi ile belirlenmiş olmasına göre, kooperatif anasözleşmesi ve 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 17. maddesi hükmü gözetilerek davacının alacağının muacceliyet tarihinin belirlenmesi gerekirken, yazılı oluğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1, 2 ve 3 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.04.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy