(5846 S. K. m. 25, 68, 80) (1086 S. K. m. 193)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 10.07.2001 tarih ve 2001/370-2001/123 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin Türkiye Futbol Federasyonu ile imzaladığı sözleşme ile 1999-2000 ve 2000-2001 sezonları için Türkiye 1. Futbol Ligi maçlarının yayın haklarına münhasıran yetkili tek yayıncı sıfatı kazandığını, davalının bunu bildiği halde, müvekkiline başvuru yapıp, dakikası 2.000-USD olan ücretini ödemeden 06.02.2000 tarihinde oynanan Galatasaray-Trabzon spor futbol karşılaşmasının bir bölümünü canlı olarak Kanal D Logolu televizyonlarında toplam 5 dakika kadar süre ile gösterime sunduğunu, müvekkilinin 5846 sayılı FSEK'nun 25 ve 80. madde hükümleri uyarınca eser sahibinin haklarını kullandığını ve aynı kanunun 68. maddesi uyarınca, zararının 3 katını isteyebileceğini ileri sürerek, 30.000-USD'nin fiili ödeme günündeki karşılığının temerrüt faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin haber amaçlı olarak yayınladığını ve stada bakan kendi binalarından çekim yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının dayandığı sözleşme hükmü uyarınca diğer yayıncı kuruluşlara istek halinde dakikası 2000 USD üzerinden görüntü satmak zorunda olduğu, davalının 5 dakika süre yayını nedeniyle 10.000-USD ve FSEK'nun 68. maddesi uyarınca da zararın 3 katını isteme hakkının bulunması nedeniyle de davacının 30.000-USD'na hak kazandığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Davanın açıldığı İstanbul Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce 28.03.2001 tarihinde verilen nihai karar ile, dava dosyasının (kararı temyiz edilen) İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Ne var ki, bu karar tebliğe çıkarılmamış, dolayısıyla kesinleştirilmemiş, taraflardan birinin başvurusu beklenilmemiş, dosya bir müzekkere ile kararı müteakip mahkemece kendiliğinden gönderilmiş, bir başka anlatımla dosya HUMK'nun 193. maddesine uygun şekilde (kararı temyiz edilen) mahkemeye gelmemiştir.
Oysa, dosyayı gönderen Ticaret Mahkemesi ile dosyanın gönderildiği Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi arasındaki ilişki, görev ilişkisi olup, belirtilen yasa maddesi hükmündeki usulün uygulanması gerekmektedir.
Bu durumda, dava dosyası usulüne uygun surette kendisine intikal ettirilmeyen mahkemece, esas kaydına bu yönde meşruhat verilip, kapatılarak dosyanın görevsizlik kararı veren mahkemeye iadesine karar verilmek gerekirken, davaya bakılarak esasa girilip, hüküm tesisi doğru olmamıştır.
2- Yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.04.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy