(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Gölcük Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 26.6.2001 tarih ve 1999/269-2001/606 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatiften 7 aylık huzur hakkı karşılığı 1.400.000.000 lira alacağı bulunduğunu, bu alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının itiraz ederek durdurduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve %40 icra-inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili ise, davacının müvekkili kooperatifin kurucu üyesi ve eski başkanı olduğunu ve ortaklığının halen devam ettiğini, kooperatife ödemediği aidat borçları ve gecikme zamları nedeniyle davalıya borçlu olduğunu, huzur hakkı alacağının borcuna mahsup edildiğini, kooperatifin borcu olmadığını savunmuş, davanın reddi ile %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davalı tarafından ibraz edilen ve davacı tarafından da kabul edilen 28.12.1998 tarihli belgeye göre, davacının kooperatiften alacağı 2.250.000.000 lira karşılığında tüm alacak ve haklarından vazgeçtiği, bu beyanının huzur hakkını da kapsadığı, kooperatiften tüm hakları karşılığında 2.250.000.000 lira alacağı bulunduğu, bu hususta davalıya müracaat edebileceği, ancak icra dosyasında sadece huzur hakkı için takip yapıldığı, davacının huzur hakkı adı altında aynı bir alacağı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.720.000 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 16.04.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy