(6762 S. K. m.1299) (Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları A.5)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 27.06.2001 tarih ve 1999/101-2001/817 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, İ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının mülkiyetinde olan, ancak sözleşme ile müvekkilinin işleteni olduğu taşıma-presleme işlerinde kullanılan özel yapımlı muhtelif kamyonların davalı şirkete kasko sigortalı olduğunu, son zamanlarda bir kısım araçlardaki hasar bedelinin davalı tarafından ödenmediğini ileri sürerek, toplam 10.095.000.000 TL.nın belirtilen tarihlerden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmenin A.... A.Ş. ile yapıldığından davacının dava hakkı olmadığını, 34 ...45 ve 34 ... 48 plakalı araçlardaki hasarın istiap haddinin aşılmasından kaynaklandığını, 34 ... 13 plakalı araçtaki hasarın ise iddia edildiği şekilde meydana gelemeyeceğini, 34 ... 25 plakalı araçtaki hasarın da poliçe genel şartlarının 17.5.5.7 ve 8. maddeleri gereğince teminat dışı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, her taşıma seferinde olmak üzere kamyonların, istiap hadlerinin üzerinde yük taşıdıkları, bu durumun süreklilik arzettiği, bu şekilde yük taşımanın 16.750 kg. istiap haddine göre hesaplanmış olan kamyonların konstrüksiyonunu gerek yapım malzemesi ve gerekse tasarım ölçüleri yönünden çok olumsuz şekilde etkileyeceği ve hesaplara esas teşkil eden araç ömrünü de kısaltacağı, umulmayan arıza ve hasarın meydana çıkmasında etkili olabileceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigortalı dört adet araçta meydana gelen hasar bedelinin sigortacıdan tazmini istemine ilişkindir.
Davalı sigorta şirketi, 34 ... 45 ve 34 ... 48 plakalı araçlardaki hasarın istiap haddinin aşılması nedeniyle teminat dışı olduğunu, 34 ... 13 plakalı araçtaki hasarın iddia edildiği şekilde meydana gelmediğini, 34 ... 25 plakalı araçtaki hasarın da poliçe genel şartlarının A.5.5.7 ve 8.maddeleri gereğince teminat dışı kaldığını savunmuş, mahkemece tüm araçlardaki hasarın, istiap haddinin aşılması nedeniyle meydana geldiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, araçların istiap haddi aşılarak yük taşıdığı, bunun süreklilik arz ettiği ve bu nedenle araçların çabuk yıpranıp hasarlandığı belirtilmiştir. Ancak, dosyaya sunulan hasar tutanaklarında, 34 ... 25 plakalı araçtaki hasarın "siloyu tutan çelik halatın kopması ve silonun yere düşmesi" ile meydana geldiği, 34 ... 13 plakalı aracın çöp döküm esnasında yan yattığı, 34 ... 45 plakalı aracın damperi kaldırıp çöp dökeceği sırada yan yattığı, 34 ... 48 plakalı aracın da park halinde bulunan başka bir araca çarparak hasarlandığı belirtilmiştir.
Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları'nın A.5.10 maddesinde yazılı "Taşıtın ruhsatında belirtilen taşıma haddinden fazla yük ve yolcu taşınması sırasında meydana gelen zararların teminat dışında olduğuna" ilişkin istisna hükmünün uygulanabilmesi için, riziko ile istiap haddinden fazla yük ve yolcu taşıma arasında uygun illiyet bağının bulunması ve kazanın sırf bu nedenle meydana gelmesi gerekmektedir. Mahkemece, poliçe genel şartlarındaki anılan hüküm ve hasara ilişkin tutanaklar dikkate alınarak, davalının savunmasında belirttiği 34 ... 45 ve 34 ... 48 plakalı araçlardaki hasarın, sırf istiap haddinin aşılması ile meydana gelip gelmediği, diğer iki araçtaki hasarın ise neden sigorta teminatı dışında kaldığının tartışılması gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.04.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy