(556 S. KHK. m. 7, 8)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 18.10.2001 tarih ve 2001/117-2001/627 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 26.03.2002 günde davacı avukatı Hatice Yıldız ile davalı Dizdaroğlu avukatı Kayıhan Özden geldi, davalı T.C. Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Hüseyin Ulus tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekilleri, müvekkilleri adına tescilli ÜLKER ÇOKONAT ve ÜLKER ÇOKOTAT markaları ile davalı şirket adına tescil başvurusu yapılan ÇOTANAK ibareli markanın iltibas yaratacağı gerekçesiyle davalı Enstitü'ye yaptıkları başvurunun, Enstitü ve nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunca reddedildiğini ileri sürerek, itirazların reddi yolundaki işlemlerin iptalini ve davalı şirket başvurusunun reddi gerektiğine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı Enstitü vekili, ibarelerin birbiriyle benzer olmadığı ve karışıklığa yol açmayacağı gerekçesiyle itirazların reddedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili de, kullandıkları ibarenin yöresel bir sözcük olduğunu ve marka tescili için mutlak ve nispi ret nedenlerinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucuna göre, markaların yazılış ve okunuş bakımından birbirine çok benzediği, iltibasa yol açacağı gerekçesiyle, davanın kabulüne, davaya konu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararının iptaline ve dava aşamasında tescili yapılan davalı markasının hükümsüzlüğünün tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar temyiz etmiştir.
Dava, marka tesciline itirazın reddine dair Türk Patent Enstitüsü YİDK kararının iptali ve marka tescil başvurusunun reddi istemine ilişkindir. Dava aşamasında davalı markası sicile tescil edildiğinden, davalı Dizdaroğlu Ltd. Şti. yönünden davaya, hükümsüzlük davası olarak devam edilmiştir.
Davacı markası ile davalı Dizdaroğlu Ltd. Şti. markasının, 30. sınıf mallar için ortak oldukları çekişmesizdir. Yani her iki markanın aynı tür mallar üzerinde kullanılması imkan dahilindedir. 556 sayılı KHK'nin 8/1-b bendi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa, itiraz üzerine bu markanın tescil edilmemesi gerekir.
Davacı markasında ÇOKONAT, davalı markasında ise çotanak sözcükleri esas unsur olarak yer almaktadırlar. Markalardaki diğer ibare, şekil ve işaretler, ÇOKONAT ÇOTANAK sözcüklerinin esas unsur olma özelliğini ortadan kaldıracak nitelikte değildir. Bu sözcüklerde kullanılan yedi harften dördü aynı olup; gerek yazılış, gerekse okunuş bakımlarından, benzer oldukları açıktır. Aynı tür mallar için kullanıldıklarında, orta düzeyde tüketici yönünden, karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı söylenemez. Davalı Dizdaroğlu şirketinin, marka olarak tescilini istedikleri ÇOTANAK ibaresinin yöresel bir sözcük olduğu ve fındıkla ilgili olarak kullanıldığı savunması, yukarda sözü edilen karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırmaya elverişli değildir.
O halde, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve yukarda açıklanan nedenlere göre, davalıların temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.530.000 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 26.03.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy