(1163 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Silifke Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 11.09.2001 tarih ve 2000/643-2001/643 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan Hüseyin Dölek vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalılardan Hüseyin'in diğer davalı kooperatifteki hissesini bedelini ödeyerek devraldığı halde, bu davalının devri kooperatife bildirmeye yanaşmadığını, aidatları müvekkilinin yatırmaya başladığı ve devam ettiğini, ileri sürerek, üyeliğin müvekkiline geçtiğinin tespitine ve devrine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlara göre, her ne kadar sözleşme adi yazılı belge olarak düzenlenmiş ise de, davalılardan Hüseyin'in imzasını inkar etmediği, üyeliğe konu minibüs hattının davacının 5 yıldır kullanmakta olduğunun tanık beyanları ve kooperatifin gönderdiği yazılardan anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı üzerindeki üyelik hakkının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan Hüseyin vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılardan Hüseyin vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, kooperatif üyeliğinin devir sözleşmesi sonunda davacıya geçtiğinin tespit ve tesciline ilişkindir.
Davacı ile davalılardan Hüseyin arasında yapıldığı iddia edilen devir sözleşmesini davacı dosyaya ibraz etmiş olup, adi yazılı şekilde düzenlendiği görülmektedir. Davalılardan Hüseyin vekili, 10.11.2000 havale tarihli delil listesinde, imzanın müvekkiline ait olmadığını açıkça belirterek, imza incelemesi yaptırılmasını talep etmiştir. Mahkeme ise, bu yönde bir bilirkişi incelemesi yaptırmamış, sadece davacı tanıklarını dinlemiş tanık beyanları doğrultusunda imzanın davalı Hüseyin'e ait olduğu sonucuna varılmış, miktar itibariyle yazılı delille kanıtlanması gereken devir bedelin ödendiği vakıasının da aynı tanık beyanlarıyla kanıtlandığını kabul etmiş, üstelik Hüseyin'in imza inkarında dahi bulunmadığı gerekçesine de yer verilmiştir.
Öte yandan, üyeliğe konu minibüs hattını davacının 5 yıldır kullandığının tanık beyanları ve kooperatifin gönderdiği yazı ile anlaşıldığı gerekçesiyle de dava kabul edilmiştir. Oysa, kooperatifin 02.02.1999 tarihli yazısında ve 05.12.1999 tarih ve 156 sayılı yönetim kurulu kararında davacıdan noterden düzenlenmiş sözleşme getirmesinin istendiği, davacının Hüseyin adına hattı işlettiği ve onun adına aidat ödediği belirtilmiştir. Davalı Hüseyin vekili delil listesinde aidatların makbuz karşılığı müvekkilince ödenmeye devam edildiğini savunmuş, davacı vekili de kendi delil listesinde aynı hususu müvekkili bakımından ileri sürmüş, bu noktada da mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmamıştır.
Davalılardan kooperatifçe genel kurullara davacı ve davalılardan Hüseyin'in hangisinin çağrıldığı, davacının kendi adına aidat ödeyip ödemediği, varsa davacı ödemelerinin fiilen harcanarak kooperatifçe benimsenip benimsenmediği üzerinde durulmamış, üyeliğe zımni kabul hallerinin gerçekleşip gerçeklenmediğine de bakılmamıştır.
O halde, yapılan bu açıklamalar ışığında iddia ve savunmalar ele alınarak, sonucuna göre karar verilmek gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalılardan Hüseyin vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.04.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy