(Sınai Mülkiyetin Himayesine Mahsus Milletlerarası Bir İttihat İhdas Edilmesine Dair Paris Anlaşması (Paris Sözleşmesi) Mük. m. 6-1) (556 S. KHK. m. 7)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 9. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 27.09.2001 tarih ve 2001/30-2001/740 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 02.04.2002 günde davacı avukatı Mehmet Gün gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Verda Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin ITC logo (tütün yaprağı resmi ve üst kısmında Arapça harflerle İranian Tobacco yazılı) şekil markasını 1983 tarihinde İran'da tescil ettirdiğini, daha sonra bu markanın Avrupa Topluluğu markası olarak tescil edildiği gibi birçok ülkede tescilli olduğunu, söz konusu markanın Türkiye'de tescili için davalı TPE'ne yaptıkları başvurunun markanın çok benzerinin başka kişi adına tescilli olduğu gerekçe gösterilip reddedildiğini, oysa markanın gerçek sahibinin müvekkili olduğunu, Paris Sözleşmesi ve 556 sayılı KHK bölümleri uyarınca davalının tescilinin hükümsüz olduğunu ileri sürerek, davalı adına olan tescilin hükümsüzlüğünü, haksız rekabet, marka hakkına tecavüzün önlenmesini, maddi durumun ortadan kaldırılmasını ve davalı TPE'nin red kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, yapılan işlemin yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiş, diğer davalı yargılamaya katılmamıştır.
Mahkemece, taraflarca sunulan kanıtlara göre, davacı ile davalı Laba Pazarlama A.Ş. arasında Noterce düzenlenen 10.04.2001 tarihli devir senedi ile davalının tescilli markası üzerindeki tüm haklarını davacıya devrettiği davacının da, söz konusu hakları 1 USD ödemek suretiyle devralmayı kabul ettiği, bu suretle dava konusu olan markanın davacı tarafa devrolunmakla davanın konusuz kaldığı ve devrin niteliği itibariyle davacının davalı Enstitü'ye karşı yargılama giderlerinden sorumlu olacağı gerekçesiyle, dava konusuz kaldığından karar vermeye yer olmadığına karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının davalı TPE.ne marka tescil başvurusunda bulunduğu 4.9.1997 ile tescil başvurusunun reddedildiği 10.11.2000 tarihlerinde diğer davalı Laba Pazarlama A.Ş. adına 556. sayılı KHK.nın 7/1.b. maddesi hükmünde öngörüldüğü biçimde aynı veya ayırt edilemeyecek kadar aynı mal veya hizmetle ilgili olarak tescil edilmiş veya aynı veya ayırt edilemeyecek kadar olan markalar bulunduğu sabit olmasına göre tescil isteminin reddi kararında bir isabetsizlik bulunmamış ve davacının TPE.nin işlemine yönelik temyiz itirazları yerinde bulunmamıştır.
2- Davacının diğer davalıya yönelik temyiz itirazlarına gelince, davalı Laba Pazarlama A.Ş. dava konusu markayı davacıdan önce Türkiye'de tescil ettirmiş olup, söz konusu markayı tescilli marka hakkına dayanarak kullandığından eyleminin haksız rekabet oluşturduğu kabul edilemez. Bu durumda davacının davaya bu davalı hakkında devam etmesinde de, bir hukuki yararı bulunmadığından davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 ve 2 nolu bentlerde yazılı nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.720.000 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 02.04.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy