(2918 S. K. m. 95) (Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.4)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 24.12.1998 tarih ve 1998/751 - 1998/1722 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hakkı As tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalılardan Lütfiye'nin müvekkili şirkete zorunlu mali sorumluluk sigorta (ZMSS) poliçesi ile sigorta ettirdiği aracın, diğer davalı sürücü Hakkı yönetiminde iken alkollü ve kusurlu olarak üçüncü kişiye ait araca çarpması sonucu oluşan 158.895.247.-lira hasar bedelinin müvekkilince üçüncü kişiye ödendiğini ileri sürerek genel şartların 4/d maddesi uyarınca bu miktarın davalılardan rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davaya yanıt vermemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı sürücünün %75 oranında kusurlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan Hakkı temyiz etmiştir.
1- Dava, ZMSS ilişkisinden kaynaklanan rücu davasıdır.
Bu tür davalarda sigortacı, 2918 sayılı K.T.K.nun 95/2 nci maddesi uyarınca tazminat yükümlülüğünün azaltılması ve kaldırılmasına ilişkin halleri üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğinden, zarar görene ödeme yaptıktan sonra, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını ve indirilmesini sağlayabileceği oranda kendi sigorta ettirenine rücu edebilecektir. Bu rücu hakkı, kaynağını halefiyet ilkesinden almamakta, sözleşme ve yasa gereği sigorta ettirenine karşı defi hakkı bulunan sigortacı, bu hakka dayanarak kendi sigortalısına dönebilmektedir.
Somut olayda, davacı şirkete aracını sigorta ettiren taraf, davalılardan Lütfiye olup, diğer davalı Hakkı aracın sürücüsüdür. Davacı ile davalılardan Hakkı arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığından, davanın bu gerekçelerle bu davalı bakımından husumet yokluğundan reddi gerekirken, işin esasına girilerek, yazılı gerekçelerle davanın kabulü, bozmayı gerektirmiştir.
2- Yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre, davalı Hakkı'nın diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı Hakkı'nın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu davalı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.03.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy