(818 S. K. m. 41) (1086 S. K. m. 436)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 7. Ticaret Mahkemesi'nce Bozmaya uyularak verilen 6.10.2000 tarih ve 1999/728-200/885 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 17.4.2001 günde davacı avukatı Aykut Ülfer gelip davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Hüseyin Ulus tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıya kasko poliçesi ile sigortalı aracının çalındığını, ancak sigorta tazminatının ödenmediğini ileri sürerek, 620.000.000 lira tazminatın reeskont faiziyle tahsilini dava etmiştir.
Davalı vekili, aracın 26.3.1995 tarihinde çalınıp hasarlı şekilde bulunduğunu, 3 gün içinde tamirinin mümkün olmadığını, 30.3.1995 tarihindeki sigortanın araç görülmeden yapıldığını ve zararın sigorta yapılmadan önce meydana geldiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemenin, davacının aracının sigortalanmadan önce çalındığı 3 gün içinde tamir edilerek davalı şirkete sigortalandığı, sigortalı aracın 27.6.1995 tarihinde ikince kez çalınıp, davacının süresinde rizikoyu bildirdiği, sigorta bedelinin 550.000.000 lira olduğu gerekçesiyle verdiği, davanın kısmen kabulüne dair karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce, 26.3.1995 ve 28.6.1995 tarihli çalınma olayları ile ilgili olarak yürütülen hazırlık soruşturması evraklarının akıbetinin sorulması, soruşturma sürüyorsa soruşturma evrakları örneğinin davaya konulması ve dosyanın getirtilip incelenmesi, 28.6.1995 tarihli çalınma olayındaki aracın bulunması ile ilgili olarak davacının 16.1.1996 tarihli hazırlık soruşturması ifadesi ile tanık Mesut Yüksel'in ifadeleri de değerlendirildikten sonra hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece, bozma kararına uyularak toplanan delillere göre, davacının ilk çalınma ve hasar sonrasında aracı tamir ettirdiğini ispatlayamadığı ve ilk hırsızlık olayının meydana gelmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davalı vekili duruşmaya gelmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 1.160.000 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 17.04.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy