(818 S. K. m. 41, 43)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 10.Ticaret Mahkemesince verilen 1.6.2000 tarih ve 19999/1313-2000/538 sayılı kararının incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin aracının davalı şirket tarafından kasko sigorta poliçesinin yapıldığını, yağan yağmurun sel haline geldiği bir günde toplanan sularla oluşan gölcüklerin arasından geçerken arabanın durduğunu ve bir daha çalışmadığını, yapılan incelemede motor bloğunun su alması nedeniyle aracın hasarlandığının belirlendiğini, hasar miktarının davalıdan istenmesine rağmen ödenmediğini ileri sürerek 1.050.000.000.TL hasar bedeli ile aracı kullanamamaktan doğan 300.000.000.TL. zararın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, poliçe teminatının hangi rizikolar için verildiğinin kasko sigortası genel şartlarında açıklanmış olduğunu, sel ve su baskını klozunun da ek teminat olarak poliçe kapsamına alınmış olduğunu, sokaklardan akan her yağmur suyunun bu teminat içerisine girmeyeceğini, yağan yağmur suyunun aracını içine alması gibi bir etkinin söz konusu olmadığını, davacının kendi iradesi ile su birikintisine girdiğini, hasarın teminat dışı kaldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, aşırı yağışın su drenaj sisteminin yetersiz kalması nedeniyle sel olarak nitelendirilebilecek su akışına sebep olduğu, bu suyun olay yerinde göllenmek suretiyle trafiğin durmasına neden olduğu, olayın normal şartlarda beklenmeyecek, çok seyrek rastlanan ve ani olarak gelişen bir durum olduğunu, davacının isteyerek ve tehlikeyi göze alarak su birikintisine girmesinin söz konusu olmadığı, hasarın poliçe teminatına dahil olduğu ancak araç mahrumiyeti zararı istenemeyeceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 758.649.000.TL. nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 31.967.000 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 24.04.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy