(6762 S. K. m. 551)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 6. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 25.5.2000 tarih ve 1998/2147-2000/484 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket ortağı olduğunu, şirket müdürlerinin çelişkili ve gerçeği yansıtmayan hesaplar verdiklerini, yöneticilerin basiretli bir tacir gibi davranmadıklarını, şirketin kasıtlı olarak zarara uğratıldığını, müdürlerin kendi aile şirketlerine ucuz iş yaptıklarını, vergi ve S.S.K primlerinin yatırılmayarak faiz ödenmek zorunda kalındığını ileri sürerek öncelikle şirketin fesih ve tasfiyesine, bu olmadığı takdirde müvekkilinin şirketten çıkmasına izin verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya çelişkili hesaplar verilmediğini, iddiaların asılsız olduğunu, şirketin zarara uğratılmadığını, feshinin gerekmediğini, davacının ortaklıktan ayrılmasını kabul ettiklerini savunmuştur.
Mahkemece; iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, şirket müdürlerinin şirketi zararlandırıcı eylemlerinin bulunmadığı, şirketin özvarlığının yeterli olduğu, fesih ve tasfiye için gerekli olumsuz koşulların bulunmadığı, sadece 1998 yılı defterlerinin süresinde tasdik ettirilmemiş olduğu, bu hususun tek başına fesih nedeni olamayacağı, ancak T.T.K.nun 551.maddesine göre şirket ortaklarının karşılıklı suçlamaları, tutum ve davranışlarına göre davacı ve diğer ortakların birlikte çalışamayacaklarının sabit olduğu, davacının şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesi gerektiği ancak şirket payının ödetilmesine ilişkin istemin bulunmadığı gerekçesiyle, şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin istemin reddine, davacının davalı şirket ortaklığından çıkarılmasına izin verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı hakkındaki çıkan karar kesinleştikten sonra düzenlenecek bilançoya göre, ayrıldığı şirketten isteyebileceği ayrılma ve kar payı hesaplanması gerekmesine göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.160.000 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 24.04.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy