(Sınai Mülkiyetin Himayesine Mahsus Milletlerarası Bir İttihat İhdas Edilmesine Dair Paris Anlaşması (Paris Sözleşmesi) Mük. m. 6-4) (556 S. KHK. m. 5, 7)
Dava: ..... A.G. ile ........... Enstitüsü Başk. arasındaki davadan dolayı Ankara Asliye 1. Ticaret Mahkemesince verilen 23.3.2000 gün ve 1999/276-2000/85 sayılı kararı onayan Dairenin 20.11.2000 gün ve 2000/7595-2000/9119 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin ................ ibareli marka başvurusunun kabul edilmediğini, itirazının da Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunca 556 sayılı KHK.nın 7/1-c ve d bentleri gerekçe gösterilerek reddedildiğini; oysa ........ ibaresinin esas unsur olmayan marka başvurusunun bir bütün olarak ele alınması gerektiğini, ......... adlı markanın söz konusu hizmetler için menşe ülke olan Almanya ve birçok Avrupa ülkelerinde tescilli olduğunu, davalı Enstitünün ret kararının Paris Anlaşmasının 6.madde 4. mükerrer A-1 fıkrasına aykırı olduğunu ileri sürerek, davalının ret kararının iptaline, ................. markasının davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, birden fazla ibareden oluşan davacının marka başvurusunda esas unsurun ..... ibaresi olup, başvurunun 556 sayılı KHK.nın 7/1-d bengi gereğince reddinde usule ve yasal düzenlemelere bir aykırılık bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemenin, ........ kelimesinin bilgisayar anlamına geldiği, ........ kelimesinin bu tür ürünler açısından eşya adı haline gelmiş bir adlandırmadan ibaret olduğu, her ne kadar .................... .... ibaresi ile birlikte kullanılmış ise de .... sözcüğünün nispeten küçük harflerle, açık renkte yazılmış olması, buna karşın ........ sözcüğünün büyük ve daha kalın puntolarla ve koyu renkte yazılmış olması nedeniyle markanın esaslı unsuru sayıldığı, markada tür belirten (eşya adı halini almış) bir ibare teşkil etmesi nedeniyle 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 7/1-c maddesi uyarınca marka olarak tescil edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine dair verdiği karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava marka başvurusunun reddi kararının iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine hükmedilmiş ve bu karar Dairemizce onanmıştır.
556 sayılı KHK. nin markanın içereceği işaretleri tanımlayan 5. maddesine göre, markanın bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal ve hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlaması koşulu ile kişi adları dahil özellikle sözcükler, şekiller, harfler, sayılar... gibi her türlü işaretleri içereceği belirtilmiştir.
Aynı Kararnamenin 7. maddesinde marka tescilinde mutlak ret nedenleri sayılmış; 7/1-c bendinde cins ve vasıf bildiren, 7/1-d bendinde ticaret alanında herkes tarafından kullanılan işaret ve adlandırmaları münhasıran veya esas unsur olarak içeren markaların, 7/1-f bendinde de mal ve hizmetin niteliği ve kalitesi gibi konularda halkı yanıltacak mahiyetteki markaların tescil edilemeyeceği öngörülmüştür.
Davacının tescil başvurusu yaptığı hizmet markası (.........) den ibaret olup, ........ sözcüğü yatay olarak yazılmış, bu sözcüğün om harflerinin altında kalacak biçimde dikey olarak yerleştirilen siyah dikdörtgenin alt tarafına beyaz harflerle .... kelimesi yazılmış ve özgün bir şekil oluşturulmuştur. Markada bilgisayar anlamındaki ........ ve resim anlamındaki .... sözcüklerinden oluşan ........... isimleri bir unsur olup, sözü edilen renk ve şekil kompozisyonu ise diğer ikinci bir unsurdur. Sorun bu unsurlardan teşekkül eden davacı markasındaki asıl unsurun ........ sözcüğü olup olmadığıdır. Bir markayı oluşturan unsur, o markanın başka markalardan ayırt edilmesini sağlayan kelime, harf, sayı vs den oluşan şekil olup, marka birden fazla unsuru ihtiva ediyorsa, asıl unsuru markanın bütünü itibariyle bıraktığı izlenim, tümüne hakim olan görünüş ve ayırıcılığını vurgulayan imajda aramak lazımdır. Mahkemece, iki sözcükten oluşan yazı unsuru, markadaki şekil unsuru nazara alınmadan incelenmiş, ........ sözcüğü biraz daha büyük ve kalın yazıldığı gerekçe gösterilerek onun asıl unsur olduğu sonucuna varılmıştır. Marka sırf sözcük unsurundan oluşsa varılan bu netice doğru olabilecekti. Oysa anlatılan bu durumda sözcüklerden cins bildiren ........ sözcüğü asıl unsur olmaktan çıkmış, sözcükler özel ve özgün renk ve şekil kompozisyonu içinde verilmiş, bu nedenle de öne çıkıp ayırt edici özellik kazanmış ve oluşan bu genel marka şekli kabul ve tescile değer hale gelmiştir. Dosyada mevcut belgelerden benzer bazı markaların davalı tarafından tescil edildiği de görülmüştür. Bu bakımdan davanın reddine dair mahkeme kararı yerinde değildir. Bu nedenle Dairemizin 20.11.2000 gün ve 7595-9119 sayılı onama kararının kaldırılarak mahkeme kararının açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle Dairemizin 20.11.2000 gün ve 7595-9119 sayılı onama kararının kaldırılarak mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 27.02.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy