(5846 S. K. m. 4, 16, 17) (1086 S. K. m. 432)
Dava: Taraflar arasında görülen davada (Samsun Asliye ikinci Hukuk Mahkemesi)nce verilen 9.10.2000 tarih ve 1998/251-000/542 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar vekilleri ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, dava dosyası için tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin proje müellifi olduğu Büyük S... Oteli'nin davalı İl Özel İdaresi tarafından diğer davalıya kiralandığını, kiracı tarafından müvekkilinin onayı alınmaksızın otelin mimari yapısını ortadan kaldıracak kapsamda ilave ve tadilatlar yapıldığını ileri sürerek, eserin eski hale getirilmesini ve maddi-manevi tazminat talep etmiştir.
Davalı İl Özel İdaresi vekili, sorumluluk ve giderlerin kiracıya ait olmak üzere kullanım amacına uygun olarak zorunlu tadilatlar yapıldığını, müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını savunmuştur.
Davalı Kuraş vekili, kira sözleşmesinden proje müellifi onayının müvekkili tarafından almayacağına ilişkin hüküm bulunmadığını, eserin bedii vasfı olmayıp, tadilatların kullanım amacına uygun şekilde yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacının proje müellifi olduğu otelin, davalılar arasında yapılan kira sözleşmesi uyarınca, eser sahibi davacıdan izin alınmaksızın çok kapsamlı değişiklikler yapılmak suretiyle maddi ve manevi haklarının ihlal edildiği gerekçesine 6 milyar lira maddi, 6 milyar lira manevi tazminatın yasal faiziyle davalılardan tahsiline, eserin eski hale getirilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri ile davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Davacı vekili, HUMK.nun 433. maddesi uyarınca katılma yolu ile kararı temyiz etmiş ise de, davacı vekiline ilk temyiz dilekçesi 30.10.2000, ikinci temyiz dilekçesi 17.11.2000 tarihinde tebliğ edilmiştir. Katılma yolu ile temyiz dilekçesi 28.11.2000 tarihinde harçlandırılıp aynı tarihte temyiz defterine kaydedilmiş bulunduğundan anılan maddedeki 10 günlük yasal temyiz süresi aşılmış olmakla, davacının temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2- Davalıların temyizine gelince, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, ve davalıların aşağıdaki 3 ve 4 nolu bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
3- Ancak, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporları hüküm kurmaya yeterli değildir.
Davacı, dava dilekçesinde proje müellifi olduğu otelin, izni alınmadan mimari projesinin önemli şekilde değiştirildiğinden bahisle tazminat ve eski hale getirme talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, eserin teknik ve estetik yönden yapılan değişikliklerin davacının maddi ve manevi haklarını ihlal edip etmediği ve eserin eski hale getirilmesinin mümkün olup olmadığı, bu durumun da malikin haklarını önemli şekilde ihlal edip etmeyeceği noktasında toplanmaktadır.
"Güzel sanat eseri, haksız ve eser sahibinin rızası olmaksızın değişmisse, eski halin iadesi mümkünse ve değişikliğin izalesi ammenin ve mal menfaatlerini esaslı suretle haleldar etmiyorsa, eser eski hale getirilir, o halde eser sahibi özgün eserdeki değişikliğin kendisi tarafından tanıtılmasını veya eserdeki adının kaldırılmasını veya değiştirilmesini isteyebilir. 4110 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önce mimari eserleri istisna eden hüküm, bugün, anılan hükümleri kapsamı içine almıştır. Kanun, değişikliklerin tam olarak kaldırılmasını şartlara bağlamıştır. Bunlardan biri, yani eski halinin iadesinin mümkün olması, kanunun öngördüğü bir şart olmayıp, eşyanın tabiatından doğmaktadır. ikinci şart ise, kendi içinde bir ikameye imkan bırakmaktadır. Değişikliğin kaldırılması (izalesi) ya ammenin, ya da malikin menfaatlerini esaslı suretle haleldar etmiyorsa eser eski hale getirilir. Kamu'nun veya malikin menfaatleri eski hale getirilmesi halinde esaslı surette zarara uğrayacaksa, değişikliğin kaldırılması, yani eski hale getirilmesi haklı görülemez" (Bkz. Prof. Dr Ünal Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, 1999 Baskı, Sayfa 297).
Mahkeme gerekçesinde ve hükme asas alınan bilirkişi raporlarında, malikin hakları yönünden yasada öngörülen bu ilkeler üzerinde durulmamıştır.
Yukarıda açıklanan ilkeler gözetilmek suretiyle yeniden bilirkişi raporu alınarak tazminat ve eski hale getirme talepleri yönünden hasıl olacak sonuç dairesinde bir Karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
4- Ayrıca, infazının ne şekilde yapılacağı karar yerinde ayrıntılı şekilde açıklanması gerekirken, infazı mümkün olmayacak şekilde, soyut olarak eski hale getirme kararı verilmesi de isabetli olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin HUMK.nun 432/4. maddesi gereğince reddine, 2 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine, 3 ve 4 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle kararın davalılar yararına BOZULMASINA, 100.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıl K... (Konfeksiyon-Tekstil-Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş.) ye verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harçların istekleri halinde temyiz eden davalılara iade sine, bakiye 1.140.000 lira temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 29.3.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy