(1163 S. K. m. 16)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ürgüp Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 14.11.2000 tarih ve 2000/57-239 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Verda Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının müvekkili kooperatifin ortağı olduğunu, akçalı yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle ortaklıktan çıkarıldığını ve çıkarma kararının kesinleştiğini, ancak davalının hiçbir hakkı olmadığı halde 14 Blok 1 kat 7 no'lu bağımsız bölümün kilidini kırarak işgal ettiğini ileri sürerek, el atmanın önlenmesini, taşımanın tahliyesini ve 600 milyon lira ecrimisilin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının daha önce açtığı aynı nitelikteki davanın reddedildiğini, red kararının kesinleştiğini, ayrıca müvekkilinin oturduğu konutun kur'ada kendisin isabet ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, davacı daha önce bu konuda dava açmış ise de, söz konusu davanın davacı hakkında verilen kararını onayan 21.2.1998 tarihli genel kurul kararının davalıya tebliğ edilmediği ve dolayısıyla ihraç kararının kesinleşmemesi nedeniyle reddedildiği, anılan genel kurul kararının davalıya tebliğ edilmesi halinde koşullarda bir değişiklik olması muhtemel olduğundan kesin hüküm itirazının reddedildiği, ancak davacının daha sonra da, söz konusu genel kurul kararını davalıya tebliğ ettiğini kanıtlayamadığından dava tarihi itibariyle halen ortak olan davacı hakkında böyle bir davanın açılamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 3.240.000 lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile temyiz edenden alınmasına, 24.04.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy