(6762 S. K. m. 3, 21) (3095 S. K. m. 2) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bandırma Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 14.5.2000 tarih ve 1995/540-2000/218 sayılı kararınca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili,müvekkilinin 233 Sayılı K.H.K hükümlerine tabi bir K.İ.K olup,kendisine bağlı limanlarda liman hizmetlerinin görülmesinde tekel hakkına sahip olduğunu,Bandırma limanında kömüre verilen yükleme boşaltma hizmetlerinde 1991-1993 yılları içerisinde indirme gidildiğini,davalı adına 16.7.1992 tarihinde Bandırma limanına gelen ithal petrokokun kömür olarak beyan edilip,%50 indirimden yararlanıldığını,oysa petrokokun petrol türevi olup kömürle ilgisinin bulunmadığını belirterek tarife gereği alınması gereken ücretle alınan ücret arasındaki farkı oluşturan 533.835.500 TL.nin olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont oranında temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporlarına nazaran petrokokun kömür olmadığı,davacının tarife gereği alması gereken ücreti noksan aldığı ve aradaki farkın davalıdan tahsilinin gerekeceği gerekçeleriyle davanın kabulü ile 533.835.500 TL.nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı tarafından tekel hakkına dayalı olarak verilen yükleme-boşaltma hizmetlerinden dolayı ortaya çıkan tarife ücret farkının davalıdan tahsili istemine ilişkindir Uyuşmazlığın yukarıda yapılan nitelendirmesine göre, TTK.nun 3.ve 21. maddeleri uyarınca yapılan işin bir ticari iş ve alacağında bu ticari işten kaynaklanıyor bulunmasına,tarafların dahi tacir sıfatını taşıyor bulunmalarına göre davada istem gibi davacı yararına 3095 sayılı Yasanın 2/3. maddesi uyarınca reeskont oranında temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken bu husus gözden kaçırılarak yasal oranda temerrüt faizine hükmedilmesi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından HUMKnun 438/7. madde ve fıkrası uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle kararın hüküm fıkrasında yer alan ... dava tarihinden itibaren işleyecek .... kelimelerinden sonra gelen yasal faizi ibaresinin karardan çıkartılarak yerine % 57 ve zaman içinde değişen oranlarda reeskont faizi kelimelerinin getirilmesine hükmün düzeltilmiş bu yeni şekliyle ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.05.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy