(4721 S. K. m. 2) (818 S. K. m. 21)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Doğubeyazıt Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 10.11.2000 tarih ve 2000/52-336 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi D. B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı, işyerinin davalıya Tüm İşyeri Sigorta Poliçesi adı altında sigortalı olduğunu, 14.6.1999 günlü ilçede oluşan sel felaketinde işyerinin hasar gördüğünü, işyerindeki hasarın mahkeme aracılığıyla tesbitinin yapıldığını, hasarın 20.613.500.000 lira olmasına rağmen davalı tarafından 13.349.064.000 liranın ödendiğini, ancak bu ödemenin tüm faaliyetlerinin durduğu, kirayı ödeyemediği bir zamanda yapılıp, ikraha dayalı olarak ibraname alındığını ileri sürerek 7.264.436.000 liranın hasar tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, son celse 623.500.000 liralık talepten feragat etmiştir.
Davalı vekili, eksper tarafından belirlenen tazminat miktarının davacıya ödendiğini, davacının ibranameyi imzaladığını, davalının kötüniyetli olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, tanık beyanları, tesbit dosyası ve tüm dosya kapsamından davalının davacının aciz durumundan yararlanarak kısmi ödemesinde kaybedileceği tehdidi ile ibranamenin alındığı, serbest ve sağlıklı irade ile ibranamenin imzalanmadığı, gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 6.650.936.000 liranın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, davalı sigorta şirketine sigortalı işyerinde 14.6.1999 tarihinde oluşan hasarın 13.349.064.000. TL.lik kısmını 25.8.1999 tarihli ibraname ile tahsil etmiş ,ancak ibranamenin muzayaka altında imzalandığını ileri sürerek bakiye zararının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı, zararının tamamını 15.6.1999 dava tarihli Doğu Beyazıt Sulh Hukuk Mahkemesinin 1999/8E.-8 K. sayılı değişik iş dosyası ile öğrendiği halde 25.8.1999 tarihli ibraname ile yapılan kısmi ödemeyi kabul etmiş, ibranameden sonra davalıya herhangi bir ihtar ve benzeri uyarı çekmeden tahsilattan yaklaşık 7 ay sonra 6.3.2000 tarihinde işbu davayı açmıştır. Davacının kısmi ödemeden uzunca bir süre sonra bu davayı açması MK.nun 2. maddesi uyarınca iyiniyetle davranış ilkesiyle bağdaşmadığı gibi, davacı ,davalı tarafından geçen süre içinde ödeme vaadiyle oyalandığını da ileri sürmemiştir. Açıklanan bu maddi olgular karşısında Borçlar Kanunu'nun 21. Maddesinde düzenlenen muzayakanın şartlarının gerçekleştiğinden söz edilemez. Bu itibarla mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.04.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)