(1163 S. K. m. 59) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Konya Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 1.11.2000 tarih ve 1998/67-2000/795 sayılı kararınca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 27.3.2001 günde davacı avukatı ... ve asil ... geldiler davalı avukatı tebligata rağmen gelmedi, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin başkanlığını yürüttüğü dönemde kooperatif inşaatlarının yapım işini de üstlendiğini, üyelerden toplanan aidatların davacıya ödenecek hakedişlerini karşılamadığından, imalat giderleri için müvekkilinin cebinden harcamalar yaptığını ileri sürerek, alacağın tahsilini dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının yöneticilik yaptığı dönemde kooperatifi zarara uğrattığını, yöneticilerin kooperatifle ticari iş yapamayacağını, aralarında sözleşme bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacının dayandığı sözleşmenin 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 59.maddesi karşısında batıl olduğu, vekaletsiz işgörme kapsamında davacı tarafından yapılan işler yönünden %10 oranı benimsenerek kooperatifin davacıya ödemeler yaptığı, inşaatlara harcanan paraların tutarı ve davacıya ödenmesi gereken ücretten davacı üzerindeki aidat miktarının mahsubu ile bakiye kısmın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Davacı, dava dilekçesinde ve yargılama aşamasındaki dava açıklamalarında, kooperatife ait inşaat işini üstlendiği dönemde, kooperatif gelirlerinin inşaat harcamalarına yetmemesi nedeniyle işten el çektirildiği döneme kadar kooperatif inşaatlarına kendi cebinden harcadığı paraların tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 59. maddesi uyarınca batıl olduğundan, sözleşmeye itibar edilemeyeceği gerekçesinden hareketle, taraflar arasındaki uygulamaya yönelik olarak, kooperatifçe davacıya yapılan benimsenmiş ödemeler dikkate alınmak suretiyle, inşaat harcamaları ve aidatlar eskale edilerek hüküm kurulmuş bulunmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli olmadığı gibi, mahkeme kabulünün de davacı talepleri ile ilgisi yoktur. Olaya eskalasyon kurallarının uygulanması da olanaksızdır.
Mahkemece, davacının talepleri konusunda delilleri istenilerek, taraflar arasındaki sözleşmenin feshi dava dosyası incelenmeli, taraflar arasındaki uygulamanın kapsamı saptanmalı, inşaatlarla ilgili genel kurul kararları değerlendirilmeli, muhasebe kayıtları ve karar defterleri üzerinde inşaat mühendisi, muhasebeci ve hukukçu bilirkişi kurulu aracılığıyla inceleme yaptırılmak suretiyle davacı talepleri konusunda olumlu olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, noksan incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
2- Kabule göre de, davacının faiz talebi konusunda olumlu olumsuz bir karar verilmemesi de doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 ve 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, 100.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin taraflardan alınarak yet diğerine verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harçların istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 29.03.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy