(1086 S. K. m. 436) (6762 S. K. m. 56) (Sınai Mülkiyetin Himayesine Mahsus Milletlerarası Bir İttihat İhdas Edilmesine Dair Paris Anlaşması (Paris Sözleşmesi) Mük. m. 6-1)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 7.12.2000 tarih ve 1999/473-2000/619 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin tanınmış MERYL markasının bulunmasına rağmen davalı şirketin MERAY markasını tescil ettirmek üzere dava dışı Patent Enstitüsü Başkanlığına müracaat ettiğini, yaptıkları itirazın reddedilmiş olduğunu, yeniden inceleme ve değerlendirme kurulunun ret kararının iptali için dava açmış olduklarını, müvekkilinin markasının çok tanınmış marka olması nedeniyle Paris sözleşmesi ile koruma altında bulunduğunu, davalının müvekkilinin ününden haksız yararlanma sağlamaya çalıştığını, markaların benzer olduklarını ileri sürerek, markaların ayırt edilemeyecek kadar aynı olduklarının tespitine, davalı markanın iptaline, haksız rekabetin men'ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tarafların markaları arasında telaffuzları bakımından ayniyet veya benzerlik addedilebilecek hiçbir ilinti bulunmadığını, müvekkili şirketin nevresim ürünlerinde küçük çaplı bir şirket olduğunu, haksız rekabetin koşulları bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, davacının markasının tanınmış marka olduğu, tarafların markalarının aynı veya benzeri ürünlerde kullanılmasına rağmen her iki markanın karışıklığa meydan verecek nitelikte benzerlikleri bulunmadığı, her iki sözcükte "Mer" hecesi dışında fonetik ve görsel benzerlik bulunmadığı, kolaylıkla ayırt edilmelerinin mümkün bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 3.240.000 lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile temyiz edenden alınmasına, 07.05.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy