(6762 S. K. m. 1303) (2918 S. K. m. 24, 94)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 18.02.2000 tarih ve 1999/558 - 2000/52 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Derviş Keserci tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalılardan Derviş'in müvekkili şirkete zorunlu mali sorumluluk sigorta (ZMSS) poliçesi ile sigorta ettirdiği aracın, sürücü belge sahibi olmayan diğer davalının yönetiminde iken üçüncü kişiye ait araca çarpması sonucu oluşan 250.000.000. lira hasar bedelinin müvekkilince üçüncü kişiye ödendiğini ileri sürerek, genel şartlar uyarınca bu miktarın davalılardan rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davaya yanıt ermemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı Fahrettin'in sürücü belge sahibi olmadığı ve tam kusurla üçüncü kişinin aracına verdiği 250.000.000.-lira hasar bedelinin davacı tarafından ödendiği gerekçeleriyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan Derviş temyiz etmiştir.
Dosya kapsamına göre, ZMSS poliçesi, davacı ile davalılardan Derviş arasında 07.07.1997 tarihinde bir yıl için düzenlenmiş olup, 31.10.1997 olan olay tarihinden önce 01.10.1997 tarihinde araç davalı Derviş tarafından dava dışı Nurettin adında bir kişiye noter satışı ile devredilmiş ve bu kişi adına 14.11.1997 tarihinde trafik siciline kaydedilmiştir.
TTK. nun 1303 ncü maddesi hükmünün aksine, 2918 sayılı KTK.nun 94 ncü ve ZMSS Poliçesi Genel Şartlarının 9 ncu maddesi uyarınca, sigorta ettiren araç işleteninin devri, 15 gün içinde sigortacıya bildirmesi gerekmekte olup, sigortacının da yeni işletenle sigorta sözleşmesini devam ettirip, ettirmeme hususunda takdir hakkı bulunmaktadır. Öte yandan, 2918 sayılı KTK. nun 24 ncü maddesine göre, ZMSS poliçesi ibraz edilmeden bir aracın trafik siciline tescili mümkün değildir.
Somut olayda, davalı Derviş, davaya yanıt vermediği gibi, temyiz dilekçesinde, devri davacıya bildirdiğini de iddia etmemiş, tam tersine kaza tesbit tutanağında yazılı poliçeye ilişkin bilgilerden aracın, olay tarihi itibariyle, davacıya sigortalı olduğu da anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, dava dışı Nurettin, yasal bir zorunluluk olmadığından, olay tarihine kadar, muhtemelen de olaydan sonraki tescil tarihine kadar davalı Derviş'in davacı ile yaptığı poliçe ile aracı trafiğe çıkarmış, bir zeyilname düzenlettirerek davacı ile sigorta ilişkisine girme yolunu tercih etmemiştir. Bu durumda, davacının olay tarihi itibariyle sigorta ilişkisi sona ermediğinden, davalılardan Derviş'i hasım göstererek, 3. kişiye ödediği miktarı ondan rücuen talep etmesinde yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. 3. kişinin kazadan sonra davacıya başvurması da bu kabulü doğrulamaktadır. Artık, olay tarihi itibariyle davalı derviş'in işleten sıfatı kalmasa da davacı ile olan sözleşme ilişkisi devam ettiğinden, davanın doğru hasma yöneltildiğinin kabulü gerekir. Zira, noter satış tarihi haksız eylemler bakımından zarar sorumlusunun belirlenmesinde önem taşımakta olup, sözleşme ilişkisine dayalı bu tür davalar bakımından uygulama yeri bulunmamaktadır.
Bu durumda, mahkemece, davalılardan Derviş bakımından, açıklanan bu gerekçelerle davanın kabulü gerekirken, bu noktalar üzerinde gerekçe ve tartışma ortaya konmaması ve yazılı eksik gerekçelerle yetinilmesi doğru değilse de, sonucu itibariyle davalılardan Derviş yönünden hüküm doğru olduğundan, onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılardan Derviş'in temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 10.680.000. lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 12.04.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy