(818 S. K. m. 96, 101) (1086 S. K. m. 388)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Denizli Asliye 4. Hukuk Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 19.12.2000 tarih ve 1999/857 - 2000/1053 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı banka nezdinde bulunan hesabına gelen havalelerden % 0.2 oranında ödeme komisyonu adı altında kesintiler yaptığını, yapılan kesintilerin hiçbir akdi ve yasal dayanağı bulunmadığını belirterek, (423.013.500.-) TL.nın kesinti tarihlerinden itibaren hesaplanacak reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, ödeme komisyonunun mevzuata uygun olduğunu, Bankalar Birliği'nin 26.02.1993 tarihli kararına istinaden verilen hizmetler karşılığı komisyon alındığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 13.09.1999 gün ve 1999/4686 Esas 6610 Karar sayılı ilamıyla davacı yararına bozulması üzerine mahkemece bozmaya uyularak yapılan yeniden yargılama esnasında alınan bilirkişi raporları doğrultusunda, muhtelif tarihlerde davacı şirket hesabına gelen havalelerden davalı bankanın % 0.2 oranında ödeme komisyonu adı altında para kesmesinin havale niteliğine aykırı olduğu gibi, uygulamanın bankacılık uygulamaları ve teamüllerine de aykırı olduğu, kesilen miktarların davalı için sebepsiz zenginleşme teşkil ettiği gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı banka vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, taraflar arasında usulsüz yapılan kesintilerin miktarı ile ilgili bir uyuşmazlık yoksa da, mahkemece hüküm altına alınan alacağın kesinti yapıldığı tarihlerden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve karara kesinti tarihlerini gösterir davalı bankanın tevdiat kartı suretlerinin eklenmesine karar verilmiştir. Dosya içerisinde bulunan banka tevdiat kartlarında ise 27.02.2000 tarihli bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere, toplam 11 adet olduğu anlaşılan kesintilerden sadece 6 adeti görünmektedir. Bu haliyle karar infazda tereddüt yaratacak mahiyet arzettiğinden, her bir kesintinin yapıldığı tarih ve miktarının hüküm fıkrasında gösterilmesinin temini için kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.05.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy