(1086 S. K. m. 422, 440) (1136 S. K. m. 164)
Dava: ... Yapı Koop. ile ... arasındaki davadan dolayı İzmir Asliye 1. Ticaret Mahkemesince verilen 4.2.2000 gün ve 1998/2208-2000/56 sayılı kararı bozan Dairenin 187.10.2000 gün ve 2000/4860-7912 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının kooperatif üyeliğinden çıkma isteminin ayrıldığı yıl bilançosu itibariyle değerlendirilmesi gerekirken, bu prosedüre uymaksızın müvekkili aleyhine icra takibine geçtiğini belirterek, müvekkilinin borçlu olmadığının tesbiti ile tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kooperatif üyeliğinden ayrılırken o zamanki yönetiminin yatırılan aidatların karşılığı olarak iki adet bono verdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalının 8.5.1998 tarihinde üyelikten istifa ettiğini ancak istifanın kabulüne dair bir yönetim kurulu kararı olmadığı, ödediği 887.500.000 TL,nı ayrıldığı yılın genel kurulunda belirlenecek hakkına göre isteyebileceği gerekçesiyle, davacının davalıya 387.500.000 liralık bonodan dolayı borçlu olmadığının tesbitine, bu bono ile ilgili olarak ödenen 470.000.000 liranın faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararın, davalı vekilince temyizi üzerine Dairece, davacı kooperatifin istifa tarihindeki yönetiminin, ana sözleşmenin 15 nci maddesine aykırı olarak bilanço tarihini beklemeden ayrılan ortağa yatırdığı aidatları ödeme amaçlı olarak bonolar vermesi ve bunlardan birini ödemesinin, kooperatifi bağlaması gereken bir anlaşma mahiyetinde olup, davalının önceki yönetim kurulu ile işbirliği içinde hareket ederek kooperatifi zarara uğratmaya çalıştığının da iddia ve ispat edilmediğine göre, yönetimin, yaptığı hatalı işlemin kooperatifin iç ilişkisi niteliğinde olduğu ve davacıyı ilgilendirmeyeceği gerekçeleri ile ve davanın reddi gerektiğinden bahisle bozulmuştur.
Bu defa davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- İlamında benimsenen gerektirici sebeplere ve davacı tarafça dosyaya emsal olarak sunulan kararlara karşı o kararların davalılarınca değil de, davacı kooperatifin temyiz itirazında bulunmuş olmasına ve temyiz sebeplerine göre, iş bu davada emsal teşkil edemeyeceklerinin anlaşılmasına nazaran, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
2- Karar davalı yararına bozulmuş ise de, duruşmasına davalı bizzat katılıp, vekille temsil edilmemiştir. Bu durumda davalı yararına duruşma vekillik ücreti tayini mümkün değilken 100.000.000 lira vekalet ücreti takdir edildiği ve davalıdan alınarak davacıya verilmesine denilerek de maddi hata yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacı vekilinin vekalet ücreti yönünden HUMK. nun 440/4 maddesine uygun bulunan karar düzeltme isteminin kabulüyle vekalet ücretine ilişkin hükmün kaldırılarak kararın düzeltilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair karar düzeltme istemlerinin reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle Dairemizin 17.10.2000 gün 2000/4860-7912 sayılı kararının sonuç kısmında yer alan (100.000 lira duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine) ibaresinin çıkartılarak bozma kararının düzeltilmesine, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 30.03.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy