(1163 S. K. m. 62, 98) (6762 S. K. m. 336)
Dava: .. Yapı Kop. Denetçiler, ... ile ...San.Ltd. Şti., ....... arasındaki davadan dolayı İzmir Asliye 3.Ticaret Mahkemesince verilen 14.12.1999 gün ve 1996/275-1999/1135 sayılı kararı onayan Dairenin 9.11.2000 gün ve 2000/8412-8733 sayılı kararı aleyhinde davalılardan ... ve ... vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili kooperatifin eski ortakları olan gerçek kişi davalıların kooperatif inşaatlarının yapım işlerini üstlenen davalı şirkete fazla ödeme yaptıklarını, şirket elindeki teminat senetlerinin bedelsiz kalmasına rağmen, müvekkili aleyhine icra takibi yapıldığını ileri sürerek, icra takibine konu senetlerden dolayı borçlu bulunmadıklarının tespitine, yargılama aşamasında ödenen ve istirdadı gereken 48.007.479 TL ile fazla ödenen 10.000.000 TL. nin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla davalılardan yasal faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar vekili, kooperatifin davalı şirkete borçlu olduğunu, usulsüz ödeme bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece, tüm davalılar yönünden davanın kabulüne dair verilen karar, davalılar ..... ve .... yararına bozulmuştur. Bozmaya uyularak alınan bilirkişi raporuna göre, davalı şirket yönünden karar kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın, davalılar ...... ve.....in temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davalılar, ....... ve ... karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Davacı kooperatif vekili, bir süre kooperatif yönetim kurulu üyeliği yapan.... ve ....in, kooperatif inşaatlarını yapan ..... İnş. San. Ltd. Ştine fazla ödeme yaptıklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere istirdadı gereken 48.007.479 TL ile fazla ödenen 10.000.000 toplam 58.007.479 TL. nin tahsilini talep etmiştir.
Gerek bozmadan önce ve gerekse bozmadan sonra alınan 05.03.1999 tarihli bilirkişi raporunda inşaatlara yapılan imalatların hesaplanmasında, KDV, mühendislik hizmetleri, elektrik ve subansman bedellerinin dikkate alınmadığı açıkça belirtilmiştir.
Yüklenici firma ile davacı kooperatif arasında düzenlenen 10.3.1985 tarihli sözleşmenin 3.maddesinde yüklenicinin kooperatife ait arsa üzerindeki inşaatları Belediyeden tasdik edilecek olan mimari ve betonarme hesaplarına göre her türlü imar ve mevzuatına uygun, bu sözleşmeye ekli şartname esasları çerçevesi içinde inşa edeceği yapılacak her türlü inşaat, masraf ve mükellefiyetinin kooperatife ait olacağı belirtilmiş aynı sözleşmenin 6 ncı maddesinde proje ücretinin yüklenici ile kooperatif arasında yapılacak özel sözleşme gereğince ödeneceği kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin 11.maddesinde yüklenicinin dairelerin kesin maliyet bedelleri üzerinden %15 kâr almak suretiyle inşaatı bildireceği açıklandıktan sonra 14 ncü maddelerde oturma raporu, vergi farkı, elektrik ve su saatleri bedellerinin kooperatifçe karşılanacağı açıklanmıştır. Sözleşmenin bütününden çıkan anlama göre kooperatif inşaatın devamı süresince yapılan işlerin bedelini yükleniciye ödedikçe ve para akışı devam ettikçe inşaatın yukarıda yazılı istisnalar dışında anahtar teslimine kadar bütün işlerinin yüklemci tarafından yapılacağı anlaşılmaktadır.
25.4.1991 tarihli bilirkişi raporunda açıklandığı gibi, inşaatların raporun verildiği tarihte oturabilir halde bulunduğu sadece, kalorifer ve asansör gibi imalatlar dışında tüm imalatın yapıldığı belirtilmiştir.
Bozma kararından sonra alınan 5.3.1999 tarihli bilirkişi raporundan, K.D.V ile mühendislik hizmetleri, elektrik ve su basman bedellerinin hesaba dahil edilmediği açıklanmıştır.
Davalılar vekili, 7.10.1999 tarihli dilekçe ile gerekçeli şekilde bilirkişi raporuna itiraz etmiş ancak davalı vekilinin itirazları bilirkişiler tarafından karşılanmadığı gibi mahkemece de bu konuda doyurucu bir gerekçe getirilmemiştir.
1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 62 nci maddesinde yönetim kurulu üyelerinin görevleri belirtilmiş, yönetim kurulunun, kooperatif amaçlarının gerçekleşmesi ve ortakların çıkarlarının korunması ile ilgili olarak yasalara, ana sözleşme hükümlerine ve genel kurul kararlarına göre işleri titizlikle yürütecekleri ve kooperatifin başarısı ve gelişmesi yolunda gereken çabayı göstermekle görevli oldukları açıklanmış 1163 sayılı yasanın 98.maddesi yollamasıyla TTK. nun 336/1 ve 5.maddesine göre kanun ve ana sözleşmenin kendilerine yüklediği vazifeleri kasden veya ihmal neticesi olarak yapmayan yönetim kurulu üyelerinin müteselsilen sorumlu olacakları belirtilmiştir.
Diğer yandan kanundan çıkan anlama göre kural olarak yönetim kurulu üyeleri yaptıkları işlemleri belgeleme zorundadırlar. Ancak, belgeye dayanmadığından söz edilerek, her harcama ve ödemeler usulsüz kabul edilmemelidir. İnşaatta kullanılan malzemenin belgesi olmasa bile, bu malzeme inşaatta kullanılmış veya yükleniciye verilen para karşılığı yüklenici tarafından alınan malzeme inşaatta kullanılmış ise bu durumda yöneticilerin sorumluluğundan söz edilemez. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, taraflar arasında yapılan sözleşme hükümleri göz önünde bulundurularak kooperatif veya şirketler hukukunda uzman, inşaat ve elektrik mühendisinin de katılımı ile oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi kurulundan inşaatlar üzerinde keşif yapılarak, önceki tespit raporları ve mahkemece alınan raporlarda önceki bozma ilamımızda göz önünde bulundurularak öncelikle inşaatlara yapılan imalatların hesaplanmasında, K.D.V, mühendislik hizmetleri, elektrik, su basman bedellerinin sözleşme karşısında, imalatların hesaplamaya dahil edilip edilmeyeceğinin, sözleşme gereği yüklenicinin %15 kâr dahil yaptığı işlerin bedeli, bu imalatlara karşılık yöneticilerin yükleniciye yaptıkları ödemelerin ne miktar olduğu, bu ödemelerin TTK. nun 336 ncı madde kapsamında görevlerini ihmal ve kasıt ile fazla ödeme sayılıp sayılamayacağının tespiti, davalıların görev yaptıkları dönemlere ilişkin genel kurullara sunulan bançolar incelenmeli, varsa ibraların bu harcamaları kapsayıp kapsamadığı ve Genel Kurullarda ödemelere ilişkin yapılan işlemlerin tartışılıp ibra edilip edilmedikleri gözetilmek suretiyle rapor alınıp hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken noksan incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda yazılı gerekçelere göre karar düzeltme talebinde bulunan davalı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 9.11.2000 gün ve 2000/8412-8733 sayılı onama kararının kaldırılmasına mahkeme kararının adı geçen davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz ilam, temyiz peşin ve karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteğinin iadesine, 30.03.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy