(818 S. K. m. 41, 42, 43, 44) (1086 S. K. m. 288)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Konya Asliye 4. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 18.12.2000 tarih ve 1998/388-2000/1006 sayılı kararınca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili ile davalılardan ... Ltd. Şti. ve ... vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 8.5.2001 günde davacı avukatı ... gelip, davalılar avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukat dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi
.. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin eşinin davalıların sahibi, sürücüsü ve işleticisi oldukları araçta seyahat ederken meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybettiğini ileri sürerek, 5.000.000.000. TL maddi ve 7.000.000.000. TL manevi tazminatın faiziyle davalılarda tahsilini; birleşen davada ise ibranamedeki ödeme miktarının 2.500.000.000. TL olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Ltd Şirketi ve ... vekili, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucuna göre, ibraname ile davalı taraftan 2.500.000.000.TL alındığı gerekçesiyle davada 680.680.890.TL maddi ve 1.000.000.000.TL manevi tazminatın faiziyle tahsiline, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı .... Ltd Şirketi ve
. vekili ile davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sırasında ölen yolcudan doğan destekten yoksunluk ve manevi zararların tazmini istemine ilişkindir.
Davalı taraf, davadan önce 2.500.000.000.TL ödeme yaptıklarına dair belge ibraz etmiş, davacı bu belgedeki miktarın sonradan doldurulduğunu ileri sürmüştür. Sözü edilen belgenin geçersizliği değil, sonradan anlaşmaya aykırı şekilde doldurulduğu iddia edilmiş ise de, bu iddiayı ispata elverişli yazılı bir belge sunulmamış ve bu iddia yöntemince kanıtlanamamış olduğundan, mahkemenin hükmedilen tazminattan anılan miktarda indirim yapmasında bir yanlışlık bulunmamaktadır.
Öte yandan, davalı taraf, davacı eşin alması gereken desteğin oranının, davacı ile ölen eşinin ayrı yaşamaları nedeniyle fazla olduğu itirazında bulunmuş ise de, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaya esas alınan oranın, davalı tarafından ileri sürülen %50 oranından daha düşük olduğu ve ayrıca çocuksuz oldukları nazara alındığında, bilirkişi tarafından davacı eş hissesi olarak ayrılan miktarın uygulamaya aykırı bulunmadığı anlaşıldığından, davalı tarafın bu konudaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve yukarıda açıklanan nedenlere göre, taraflar tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekili ile davalılardan ... Ltd. Şti. ve ... vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 55.653.000 lira temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, aşağıda yazılı fazla alınan 31.860.000 lira harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, davalılar vekili tebligata rağmen duruşmaya gelmediğinden vekillik ücreti takdirine yer olmadığına, 08.05.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy