(5846 S. K. m. 48, 52, 66)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Avanos Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 21.09.2000 tarih ve 1998/437 - 2000/184 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Verda Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkili Orhan Coğupligil'in Uluslararası bir üne sahip karikatür sanatçısı olduğunu ve sanat eserlerindeki Çoplu imzasının Patent Enstitüsü'nce tescil edildiğini, diğer müvekkilin bu eserler üzerinde mali hak sahibi olduğunu, davalıların müvekkillerine ait eserleri ürettikleri T-Shirt, çanta, yağmurluk gibi eşyalar üzerinde başmak konusunda müvekkil Gülhan ile sözlü anlaşma yaptıklarını ve buna göre, satış bedeli üzerinden % 10 telif ücreti ödemeyi kabul ettiklerini, sözleşmenin bir yıl kadar sürdüğünü, ancak davalıların telif ücreti ödeme edimini yerine getirmediklerini, bunun üzerine sözleşmenin feshedildiğini, ancak davalıların karikatürleri kullanmaya devam ettikleri halde müvekkilin imzasını ve logosunu kullanmadıklarını ileri sürerek, davalıların tecavüzünün önlenmesini, müvekkili Orhan için 2.000.000.000.-TL manevi, herbir müvekkil için 1.000.000.000.-TL maddi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davaya bakmaya Ürgüp Asliye Hukuk Mahkemesi'nin yetkili olduğunu, taraflar arasında 10 yıl için sözleşme yapıldığını, karşılığında 5.000.000.000.-TL ödeneceğinin kararlaştırıldığını ve bu meblağın bir kısmının davacılara ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, yetki itirazının 5846 sayılı Kanun'un 66/son maddesi gereğince reddedildiği, telif anlaşması ve mali hakların devrine dair sözleşmenin yazılı olması gerektiği halde taraflar arasında böyle bir sözleşme bulunmadığı, ancak tarafların yazılı beyanlarından davacıların, davacı Orhan'ın karikatürlerinin bulunduğu turistik eşyaların davalılarca satış ve dağıtımına izin verildiğinin açıkça anlaşıldığı, dolayısıyla davacı Gülhan'ın telif ücreti istemesinin yasaya aykırı kabul edildiği, FSEK.nun 66 ncı maddesi gereğince izinsiz değişiklik yapılmış ve imzasız piyasaya sürülmüş eşyaların dağıtım ve satışının durdurulması, davacının uğradığı zararın 3 katına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davacı Gülhan Gülsün'ün davasının reddine, 2.000.000.000.-TL manevi ve 1.000.000.000.-TL maddi tazminatın davalılardan tahsili ile davacı Orhan'a verilmesine, davalıların eylemlerinin önlenmesine ilişkin tedbirin devamına karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin yerinde görülmeyen aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, taraflar arasında FSEK.nun 48 nci maddesi uyarınca, mali hakların devrine ilişkin, anılan yasanın 52 nci maddesine göre düzenlenmiş yazılı bir sözleşme mevcut değilse de, aralarında sözlü sözleşme olduğu konusunda uyuşmazlık yoktur. Bu durumda, dava konusu eserlerin davalılarca kullanılmasında davacının muvafakatı olduğu kabul edilmelidir. Taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığından mali hakların devir kapsamını saptamak da, mümkün değildir. Fakat, davacının mali haklarının davalı tarafça kullanılmasından dolayı bir zararı olduğu kuşkusuz ise de, zararın hesaplanma tarzı anlaşılamadığı gibi, davalı tarafın arada bir sözleşme varmış gibi yaptığı ödemelerin tazminat hesabında dikkate alınmadığı saptanmıştır.
O halde mahkemece, davacının uğradığı zarar miktarının bu konuda uzman bilirkişilerce saptanması ve davalı tarafın yaptığı ödemelerin de, tazminat hesabında nazara alınması gerekirken, bu hususlar gözetilmeden kısmi tazminat davasının tümüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Diğer yandan, davacının manevi zararının ne şekilde oluştuğu gerekçe gösterilip karar yerinde tartışılmadan, istenen manevi tazminata aynen hükmedilmesi de, isabetli olmamış ve kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte yazılı nedenlerle, davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentlerde yazılı nedenlerle, kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.03.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy