(1163 S. K. m. 27)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 16.11.2000 tarih ve 2000/31 - 2000/567 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif ortağı olduğunu, ortaklıktan haksız olarak ihraç edilmiş bulunduğunu, kooperatif tarafından çekilen ilk ihtarnamede 30 günlük süre şartına uyulmamış olduğunu, istenen miktarın ayrıntılı olarak yazılmadığını, istenen şerefiye bedeli ve faizinin genel kurulca belirlenmesi gerekirken yönetim kurulunca belirlendiğini, ihracın eşitlik ilkesine aykırı olarak yapıldığını ileri sürerek, ihraç kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ihracın usulüne uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, çıkarma kararının notere geç verilmesinin iptal nedeni olmadığı, şerefiye bedeline ilişkin yönetim kurulunca alınan kararın davacıya tebliğ edilmiş olduğu, iptal edilmediği sürece geçerliliğini koruduğu, ihtarların usulüne uygun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı kooperatifin verdiği ihraç kararının iptali istemine ilişkindir.
Davalı kooperatif tarafından davacıya gönderilen ihtarnamelerde istenen miktarın içinde aidat, şerefiye ve bunların faiz borcunun bulunduğu hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır.
Davalı kooperatif anasözleşmesinin 63 ncü maddesinde konut bedellerinin ödenme şekli açıklanmış olup, buna göre ödemelerin genel kurulca belirlenen taksitlere bağlanacağı, bu taksitler için ortaklardan bono alınacağı belirtilmiştir. Davalı kooperatif yönetim kurulunun bu hükme göre ödemeleri belirlemesi gerekirken 05.10.1998 tarihli yönetim kurulunun iki üye ile toplanarak aldığı karar neticesinde bono alınması uygulamasından vazgeçilerek bu paraların üç eşit taksitte alınması ve ödemeyenler için %15 vade farkı uygulanmasına karar verildiği, bu kararın 30.10.1998 tarihinde üyelere duyurulduğu anlaşılmaktadır. Anasözleşmenin 21 ve 63 ncü maddelerine göre ödemelerin ne şekilde yapılacağının tespiti yetkisi genel kurula ait olup yönetim kurulunun görevini aşarak genel kurula verilmiş yetkiyi kullanmasının mümkün olmamasına göre ihtarnamede istenen şerefiye ve faizinin istenme usulü anasözleşmeye uygun değildir. O halde davacının ihracına temel teşkil eden ihtarnameler usulüne uygun olmamakla ihraç kararının iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.05.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy