(818 S. K. m. 3, 41, 101) (6762 S. K . m. 1292, 1299) (3095 S. K. m. 2) (Hayvan Hayat Sigortası Genel Şartları m. 1)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 17. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 21.12.2000 tarih ve 2000/1147 - 2000/1329 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin, kooperatif üyesi olarak ithal ettiği Isımental ineklerinin davalı şirkete Hayvan Hayat Sigortası ile sigortalı olduğu dönemde öldüğünü, davalının sigorta bedelini ödemediğini, ilk açılan davanın atiye terk edildiğini ileri sürerek, 100.000.000.-TL.nın ilk dava tarihinden itibaren iskonto oranında faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının 86.000.000.-TL isteyebileceği gerekçesiyle, 86.000.000.-TL.nın 19.08.1998 dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, hayvan hayat sigorta poliçesi ile sigortalı ineklerin ölünü nedeniyle, sigorta bedelinin tazmini istemine ilişkindir. TTK.nun 1299/1 nci maddesi hükmü uyarınca mal sigortalarında sigorta bedelini ödeme borcu, rizikonun gerçekleştiğini sigortacıya ihbar borcunun aynı Yasa'nın 1292 nci maddesine göre doğduğu tarihte muaccel olur ve Borçlar Kanunu'nun 101/2 nci maddesi uyarınca ihbar olunan günün bitimi ile sigortacı temerrüde düşer. Dosya kapsamından, davacının davalı sigorta şirketine 09.07.1996 tarihinde müracaat ettiği, davalı sigortanın 10.07.1996 tarihinde temerrüde düştüğü, ancak davacının ilk dava tarihi olan 20.02.1997 tarihinden itibaren temerrüt faizi istediği anlaşıldığından, mahkemece davacı talebi ile bağlı kalınarak 20.02.1997 tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde 19.08.1998 dava tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Öte yandan; taraflar arasındaki uyuşmazlık sigorta sözleşmesinden, dolayısıyla sigorta hukukundan kaynaklanmaktadır. Sigorta hukuku Türk Ticaret Kanunu'nun 5 nci kitabında düzenlenmiştir. Aynı Yasanın 3 ncü maddesinde ise bu yasada düzenlenen hususların ticari işlerden olduğu açıklanmıştır. Buna göre, 20.02.1997 tarihinden 31.12.1999 tarihine kadar 3095 sayılı Yasanın 2/3 ncü maddesi uyarınca, 01.01.2000 tarihinden itibaren de 4489 sayılı Yasa ile değişik 3095 sayılı Yasa'nın 2/2 nci maddesi uyarınca temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, yasal faize hükmedilmesi de doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda 1 ve 2 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.05.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy