(6762 S. K. m. 1021)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 2.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 13.12.2000 tarih ve 1997/753 - 2000/466 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi D. Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin halen 4046 sayılı kanuna bağlı olarak faaliyet sürdürdüğünü, İstanbul liman hudutları içerisinde yükleme ve boşaltma hizmetlerini tekel olarak sunduğunu, davalıya Ambarlı Liman Kompleksi içinde bir iskelenin tahsis edildiğini, 06.09.1996'da yürürlüğe giren İstanbul Liman Tüzüğü tarafından Ambarlı Liman Tesisleri İstanbul liman hudutlarından çıkarıldığından bu bölgedeki tekel hakkının son bulduğunu, davalının bu tarihe kadar muhtelif tarihlerde eşya yükleme ve boşaltma işi yaptığını ileri sürerek, tarifeye göre, tekel hakkından kaynaklanan 311.310 USD. nın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, tarafları ve konusu aynı olup, talep edilen bedel farklı olan İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 1995/700 Esas sayılı dosyasında davacının tekel hakkının bulunmadığına karar verildiğini, müvekkilinin iskeleyi Ulaştırma Bakanlığının izni ile işlettiğini ve davacının tekel hakkının ihlal edilmediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından 117 sayılı kanunla davacıya verilen tekel hakkının 3743 sayılı yasa ile kaldırıldığı, 233 sayılı KHK. de tekel hakkının yer almadığı, 117 sayılı yasa yürürlükten kalktığından ana sözleşmedeki tekel hakkının yürürlükten kalktığı, dolayısıyla davacının dava konusu terminalde tekel hakkının bulunmadığı, ayrıca davalının izin aldığı faaliyet için davacının hiçbir hizmet vermeden liman tarifesine göre ücret istemesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 3.240.000.- lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile temyiz edenden alınmasına, 21.05.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy