(1163 S. K. m. 16) (634 S. K. m. 17)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kaman Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 19.12.2000 tarih ve 1999/1-2000/253 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Verda Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı kooperatifin ortağı olan müvekkilinin yükümlülüklerini yerine getirmediği neden gösterilerek ortaklıktan çıkarıldığını, temerrüdü olmadığı halde yatırdığı paraların davalı kooperatifçe iade edildiğini ileri sürerek, müvekkili hakkında 25.09.1998 tarihli yönetim kurulunca verilen çıkarma kararının iptali ile kur'a da müvekkile isabet eden 16 nolu bağımsız bölümün müvekkili adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın 1 aylık yasal süre içerisinde açılmadığını, yapılan işlemlerin usulüne uygun olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, davanın yasal süresinde açıldığı, davacıya yapılan ihtarların usulüne uygun bulunmadığı, davacının kooperatife olan borcunun 125.600.000.-TL olarak belirlendiği gerekçesiyle, davacı hakkında verilen çıkarma kararının iptali ile, davacının davalı kooperatife 125.600.000.-TL ödemesi halinde, 59 ada 16 Parsel 16 nolu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile, davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davacı taraf ortaklığının tespiti ile kur'ada kendisine isabet eden bağımsız bölümün tescili isteminde bulunmuştur. Davacının ortaklığının tespitine karar verilmiş olması doğru ise de, kur'a ile konutların ortaklara tahsisinin sağlanmış olması tescil için yeterli koşul değildir. Tescil işlemi için davalı kooperatif ferdi mülkiyete geçme kararı almış olması ve bunun için gereken işlemlerin tamamlanmış olması gerekir.
O halde mahkemece, davalı kooperatifin ferdi mülkiyete geçme kararı alıp almadığı, diğer ortaklara konutlarının tescil edilip edilmediği hususları araştırılarak oluşacak sonuca göre karar verilmek gerekirken, bu husus araştırılmadan tescile karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) nolu bentte yazılı nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) nolu bentte yazılı nedenlerle, kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.05.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy