(6762 S. K. m. 711, 720) (3167 S. K. m. 5)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 9.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 21.12.2000 tarih ve 1997/496-2000/1344 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline, keşideci Muhittin Ay tarafından 100.000.000 liralık emre yazılı çek verildiğini, müvekkilinin de ticari iş ilişkisinde olduğu 3.şahsa çeki ciro ettiğini, 3.şahsın yetkili çek hamili olarak çeki davalıya ibraz ettiğinde kayıp çek olduğu gerekçesiyle polis çağrılıp, müvekkili ve 3.şahıs hakkında polis soruşturmasının yapılmasına neden olduğunu, keşidecinin davalıya yazdığı dilekçesinde 100.000.000 lira bedelli çekine çekilme yasağının konulmasını istediğini, bu şekilde çekin müvekkiline verildiğinin ikrar edildiğini, davalının keşidecinin beyanını yanlış yorumlayarak ve yetkisini aşarak polise başvurması nedeniyle müvekkilinin 3.kişiler nezdinde ticari itibarının zedelendiğini, zamanında ödemelerini yapamadığını ileri sürerek 105.000.000 lira maddi ve 100.000.000 lira manevi tazminatın olayın meydana geldiği tarihten itibaren reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, keşidecinin TTK. 711/3.madde uyarınca çeki ödemekten men yetkisini kullandığını, müvekkilinin ibraz edilen çeke bu şerhide yazdığını, keşidecinin de çekin rızası hilafına çıktığından bahisle poliçe şikayetçi olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından bankanın TTK. 711/son madde gereği çeki keşideciye iade etmesi gerekirken, çeke el koyup, davacıyı polise teslim etmek suretiyle onun karakolda gözetim altına alınmasına, hakkında soruşturma yapılmasına ağrı kusuru ile katkıda bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 105.000.000 lira maddi, 100.000.000 lira manevi tazminatın 16.12.1996 olay tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve keşidecinin çekin elinden rızası hilafına çıkmış olduğu iddiası ile bankayı ödemeden men etmesi halinde, muhatap bankanın üzerine ödenmemiştir kaydını koyarak çeki hamile iade etmesi gerekmesine (TTK. 720. maddesi) ve yine Çek Kanunu 5.maddesi hükmüne göre de; ibraz süresi içerisinde bankaya ibraz edilen ve ödenmeyen çek üzerine ibraz tarihi ile ödenmeme sebebi yazılarak hamile geri verilmesiyle muhatabın, yasaların tahmil ettiği görevi ifa etmiş sayılırken, muhatabın bu husustan aşarak, ayrıca poliçe ihbar ile davacının özgürlüğünün kanıtlanmasına müncer olacak eylemde bulunduğu anlaşıldığından davalı vekilinin manevi tazminat yönünden temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, mahkemece maddi tazminat talebi yönünden çek bedeline hükmedilmiş ise de, dava niteliği itibariyle tazminat davasıdır. Bu tür davalarda zararın gerçekleşmesi gerekir. Davacının senet borçlusuna müracaat edip alacağını tahsil edememesi halinde zararı gerçekleşeceğinden, ancak o takdirde davalı bankadan zararını isteyebilir. Davacının bu yolları denemeden bankadan çek bedelini tazminat olarak istemesi mümkün değildir. Bu itibarla, mahkemece maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.05.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy